Abhazya Dışişleri Bakanı Vyaçeslav Çirikba’nın 44. Başkanlar Kurulu Toplantısı için Abhazya’ya gelen Türkiye Gazeteciler Federasyonu temsilcilerine yaptığı önemli konuşmanın tam metnini siz değerli Altın Post okurları ile paylaşıyoruz.
Değerli arkadaşlar,
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Konseyi 44. Genel Toplantısı ve 1. Abhazya-Türkiye Gazeteciler Kongresi çerçevesinde Abhazya Cumhuriyeti’ne hoş geldiniz.
Abhazya devleti, Türkiye Cumhuriyeti ile olan tarihi ve kültürel bağlarına büyük değer atfetmekte ve iki dost halk arasındaki temas ve iletişimin yoğunlaşmasını memnuniyetle karşılamaktadır.
Biz eşi benzeri olmayan bir dönemden geçmekteyiz. Yeni, özgür, bağımsız bir Abhazya inşa ediyoruz. Ancak hiçbir ülke dostları olmadan gelişemez. Rusya Federasyonu ile sağlam bir ortaklık ve müttefiklik ilişkisi kurduk. Diplomatik ya da yalnızca dostane ilişkilerimiz olan başka ülkelerle bağlarımızı güçlendirmekteyiz.
Genel olarak, mevcut temasların güçlendirilmesi ve dış dünya ile yeni iletişim kanallarının çoğaltılması, Abhaz devletinin öncelikleri arasındadır. Bu aşamada Abhazya Cumhuriyeti’nin dış politika faaliyetlerinin temel amacı, Abhazya’nın uluslararası arenada daha fazla ülke tarafından tanınması, Birleşmiş Milletler’e ve diğer uluslararası organizasyonlara üye olmasıdır.
1992 yılında Abhazya’ya yaptığı saldırıyla binlerce sivilin ölümüne ve ülkemizin ekonomisinde telafi edilemez zararlara sebep olan Gürcü yönetimi bugün de Abhazya’nın dış politikasını sekteye uğratmak ve uluslararası ilişkilerin genişlediği, küreselleşme çağında akıl almaz bir şekilde halkımızı uluslararası düzeyde yalnızlaştırmak için mümkün olan her araca başvurmaktadır.
Gürcistan’ın baskısı sonucunda Abhazya ile Türkiye arasında başarıyla işlemiş olan gemi ulaşımı durdurulmuş, yurttaşlarımız doğrudan ulaşım imkânından mahrum bırakılmıştır.
Geçen yılın Nisan ayında, 1920 yılında Ankara’da düzenlenen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk toplantısının anısına Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilen Çocuk Bayramı programında ilk başta resmi olarak yer alan Abhaz dans topluluğu, Gürcistan’ın çabalarıyla programdan çıkarılmıştır.
Gürcistan’ın askeri gemileri, Türkiye’den Abhazya’ya çeşitli ürünler taşıyan Türk ticaret gemilerine el koymayı sürdürmektedir. Ne yazık ki, yeni Gürcistan yönetiminin de Abhazya halkını dış dünya ile kültürel ve sosyal iletişimden soyutlamak için her yola başvurduğunu belirtmek gerekir.
Buna rağmen, Abhazya Cumhuriyeti komşu ülkelerle, özellikle de büyük bir bölgesel güç olan Türkiye Cumhuriyeti ile iyi ilişkiler geliştirmeye odaklanmış sistemli ve tutarlı bir dış politika programı oluşturmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkileri çerçevesinde, Abhazya Cumhuriyeti’nin dış politika çalışmalarının ana hedefleri şunlardır:
1. Türkiye Cumhuriyeti tarafından Abhazya Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının tanınması.
2.Ankara’da Abhazya Cumhuriyeti ve Sohum’da Türkiye Cumhuriyeti diplomatik temsilciliklerinin açılması.
3. Pasaportların (seyahat belgelerinin) ve diğer hukuki evrakların karşılıklı olarak tanıması.
4. Abhazya Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti arasında hava ve deniz ulaşımının başlatılması.
5. Türk yatırımlarının Abhazya ekonomisine çekilmesi.
Abhazya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti ve diğer Ortadoğu ülkeleri ile güçlü bölgesel işbirliği kanalları kurulması, bu ülkelerdeki Abhaz diasporası ile yakın temaslar sayesinde var olan bağların güçlendirilmesi yönünde bir dış politika izlemektedir. Özellikle vurgulamak isterim ki, Abhaz Dernekleri Federasyonu yönetimi ile kurulan koordinasyon sayesinde son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti, şehirleri ve bölgeleri ile iyi komşuluk ilişkileri kurmak konusunda önemli gelişmeler kaydettik.
Kardeşlerimizin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde Abhaz dili eğitimini öngören kanunun Türkiye Parlamentosu tarafından kabul edilmesinin önemine büyük bir memnuniyetle vurgu yapmak gerekir.
Değerli arkadaşlar, eminim ki Abhazya’ya bu ziyaretiniz Abhaz ve Türk halkları arasındaki tarihsel iyi komşuluk ilişkilerini güçlendirecek ve Türk kamuoyunun Abhazya’yı ve barışçıl Abhaz halkını daha iyi tanımasına vesile olacaktır.
17. yüzyılda büyük Türk gezgin Evliya Çelebi dünyaca ünlü ‘Seyahatname’ isimli kitabında Abhaz halkını tasvir eden ilk gezginlerdendir ve hatta bize dönemin Abhaz dili ile ilgili son derece değerli bir tanıklık bırakmıştır. Çelebi’nin annesi ile dayısı Sadrazam Melik Ahmed Paşa’nın Abhaz asıllı olmaları ayrıca dikkate değerdir. Osmanlı divanında birçok Abhaz vardır. Birçok padişahın annesi ve eşi Abhazdır. Türkiye Cumhuriyeti kurulurken de Mustafa Kemal’in yanında çok sayıda Abhaz ve Çerkes yer almıştır. Türkiye’nin ilk başbakanı, Atatürk’ün sadık müttefiki Rauf Orbay Abhaz asıllıdır.
Bugün, 21. yüzyılda, Abhaz ve Türk halkları arasındaki ilişkilerde yeni bir çağın başlamasını umuyorum. Bizler, Karadeniz’in iki yakasında yaşayan yakın komşularız. Birbirimizi daha iyi tanımalıyız. Özellikle inşaat, tarım ve turizm alanlarında birlikte iş yapma, kültür, eğitim ve spor alanlarda paylaşımlarda bulunma potansiyellerimiz büyüktür. Türkiye vatandaşı olan Abhaz, Çerkes ve Ubıh kardeşlerimizden oluşan diaspora, Türkiye Cumhuriyeti ile aramızda bağ kurmaktadır. Abhazya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin iyi bir geleceğe sahip olacağından kuşkum yok.
Dinlediğiniz için teşekkür eder sözlerimi bitirirken sizleri bir kez daha en içten duygularımla selamlar ve Abhazya’ya hoş geldiniz derim.
Abhazya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı
Vyaçeslav Çirikba
09 Mayıs 2014
Sohum-ABHAZYA