Gürcistan Ortodoks Kilisesi’nin katılımıyla düzenlenen bu girişim, Gürcistan’ın Abhazya üzerindeki toprak iddialarına ilişkin anlatıların eğitim sistemine nasıl yerleştirildiğini vurguluyor, diye savunuyor Said Gezerdaa.
Said Gezerdaa,
Sukhum’da faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Yardım Programları Merkezi’nde avukat olarak görev yapıyor.
Gürcistan Eğitim, Bilim ve Gençlik Bakanlığı, “Abhazya’ya Döndüğümde” başlıklı ülke çapında bir okul yarışması düzenledi ve bu yarışma, Gürcistan’ın Abhazya üzerindeki toprak iddialarının yeniden tesis edilmesine odaklanan siyasi bir söylemi teşvik ettiği gerekçesiyle eleştirilere maruz kaldı.
Yarışma, Gürcistan Patrikhanesi Halkla İlişkiler Servisi tarafından resmi Facebook sayfasında duyuruldu. Jüri üyeleri arasında Gürcistan Ortodoks Kilisesi temsilcileri de yer aldı; bunlar arasında Patrikhanenin Halkla İlişkiler Servisi Başkanı Başrahip Andria Jagmaidze de bulunuyordu.
Organizasyon yetkililerine göre, bu girişim Gürcistan genelindeki yaklaşık 400 devlet ve özel okuldan 2.500’den fazla öğrenciyi bir araya getirdi. Katılımcılar, denemeler, röportajlar, videolar, çizimler, bilgilendirici broşürler ve diğer yaratıcı projeler de dahil olmak üzere çok çeşitli formatlarda 1.270 çalışma gönderdi. Kazananlara bilgisayar ekipmanı ve aksesuarları için hediye çekleri verildi.
Eğitimsel ve yaratıcı bir girişim olarak sunulsa da, yarışma altında yatan siyasi mesaj nedeniyle dikkat çekmiştir.
Kitabın başlığı, “Abhazya’ya Döndüğümde”, özellikle dikkat çekici. Öğrencileri farklı bakış açıları üzerinde düşünmeye veya Gürcistan-Abhazya çatışmasının karmaşık tarihini keşfetmeye davet etmek yerine, gelecekteki bir “dönüşü” sorgusuz sualsiz bir kesinlik olarak sunuyor. Bu önerme, eleştirel tartışmaya çok az yer bırakıyor ve örtük olarak, hâlâ büyük ölçüde tartışmalı olan bir siyasi sonucu varsayıyor.
Aynı derecede önemli olan bir diğer husus da girişimin arkasındaki kurumsal destektir. Bu, siyasi aktivistler veya milliyetçi örgütler tarafından düzenlenen bir kampanya değil, Gürcistan Eğitim Bakanlığı tarafından Gürcistan Ortodoks Kilisesi temsilcilerinin aktif katılımıyla başlatılan bir projedir. Hem devletin hem de ülkenin en etkili dini kurumlarından birinin dahil olması, ortak bir siyasi anlatının eğitim sistemi aracılığıyla nasıl aktarıldığını göstermektedir.
Gürcistan Patrikhanesi’nin katılımı, girişimin yalnızca eğitimle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Devlet ve Kilise birlikte, Abhazya’nın öncelikle geri alınması gereken bir bölge olarak görüldüğü, Abhaz nüfusu da dahil olmak üzere alternatif bakış açılarının ise göz ardı edildiği bir anlatıyı güçlendiriyor gibi görünüyor.
Bu perspektiften bakıldığında, yarışma, intikamcı fikirleri kamuoyu bilincinde korumaya yönelik daha geniş ve uzun vadeli bir çabanın parçası olarak görülebilir. Çocukları Abhazya’ya gelecekteki bir “dönüşü” hayal etmeye ve yaratıcı bir şekilde canlandırmaya teşvik ederek, eğitim sistemi belirli bir siyasi vizyonun erken yaşlardan itibaren yerleşmesine yardımcı olur.
Bu yaklaşım, kaçınılmaz olarak, son otuz yılda bölgeyi şekillendiren gerçekleri kabul etmeye çok az yer bırakmaktadır. Bu anlatıda, Abhaz halkının ayrı bir siyasi topluluk olarak varlığı, kendi özlemleri ve bakış açıları, 1992-1993 Gürcistan-Abhaz savaşının travmatik mirası ve otuz yılı aşkın süredir fiilen bağımsız devlet olma durumu eksiktir.
Birçok gözlemciye göre, bu yarışma, tarihsel hafızanın ve ulusal kimliğin şekillenmesinde eğitimin rolü hakkında daha geniş soruları gündeme getiriyor. Güney Kafkasya’nın en kalıcı çatışmalarından biriyle ilgili diyaloğu veya eleştirel yaklaşımı teşvik etmek yerine, bu tür girişimler gelecek nesiller arasında uzlaşmaz siyasi anlatıları güçlendirme riskini taşıyor.
* Kaynak: Abkhaz World 19.06.2026
[DERKENAR]
Eğitimsel bir girişim maskesiyle sunulan “Abhazya’ya Döndüğümde” başlıklı bu yarışma, Gürcistan Eğitim Bakanlığı ve Gürcistan Ortodoks Kilisesi ortaklığıyla yürütülerek, tek taraflı ve rövanşist bir siyasi anlatının devlet-din eliyle genç kuşaklara erken yaşta dayatıldığını göstermektedir. Öğrencileri çatışmanın karmaşık tarihi üzerinde eleştirel düşünmeye teşvik etmek yerine, gelecekteki mutlak bir “geri dönüşü” sorgulanamaz bir dogma olarak sunan bu proje; Abhaz halkının ayrı bir siyasi topluluk olarak varlığını, kendi iradesini ve Abhazya’nın otuz yılı aşkın süredir devam eden fiili bağımsızlık gerçekliğini tamamen yok saymaktadır. Bağımsız gözlemcilere göre, eğitim sisteminin bu şekilde siyasallaştırılması, bölgedeki diyalog ve uzlaşı zeminini baltalayarak gelecek nesiller arasındaki uzlaşmaz kutuplaşmayı daha da derinleştirme riski taşımaktadır.