Siyasi Baskı Kurbanları Sohum’da Törenle Anıldı

 

Abhazya’da her yıl yapılan törenle anılan 1930-1940 yılları arasında öldürülen siyasi baskı kurbanları için, bu yıl da Sohum’daki anıtın önünde, Devlet erkanı ve kurbanların yakınlarının katıldığı bir anma töreni yapıldı.

Törene katılan Cumhurbaşkanı Raul Hacimba, Başbakan Beslan Butba, Meclis Başkanı Valery Bganba, mağdur aileler ve Abhazyalılar anıta çiçekler bıraktılar, mumlar yaktılar, dualar ettiler.

Açılış konuşmasını yapan Siyasi Baskı Mağdurları Derneği Başkanı Anatoly Piliya’nın, bu trajedide yaşları 30-40 arasında değişen yaklaşık 7 bin genç Abhaz aydınının katledildiğini söyleyerek çeşitli bilgiler vermesi, törende bulunan kurban yakınlarının ve ailelerin duygulu anlar yaşamasına neden oldu. 

Dernek üyesi ve trajedi mağduru İrina Vardanya da konuşmasında katledilen insan sayısının özellikle o dönemki Abhazya nüfusunun önemli bir kısmını oluşturduğunu belirterek, bu vahşetten etkilenmeyen hiçbir Abhaz ailesinin olmadığını, böylelikle Abhazya’nın geleceğinin yok edilmek istendiğini söyledi.

Dikenli tellerle sarılmış bir ham mermer kaya bloğundan oluşan anıt, 2011 yılında mimar Zurab Tujba tarafından yapılmıştı. Hala hafızalarımızda olan anıtın açılış töreninde yapılan konuşmalar, trajedinin boyutlarını anlamamıza yardımcı olmuştu. O günkü törende Anatoli Piliya anıtı özellikle gençlerin ve turistlerin görmesi gerektiğini söyleyerek, “İnsanlar o korkunç yıllarda Abhazya’nın neler yaşadığını bilmeli” derken, dönemin Başbakanı da, “Siyasi baskılar Abhazya’da 1936’da Nestor Lakoba’nın öldürülmesinin ardından yoğunlaştı… Daha sonra aydınlar ve siyasi üst tabaka imha edildi. Bu bir bakıma Abhazların tamamıyla yok edilmesi idi. Okulların kapatılması, Abhazcanın yasaklanması… Etraflıca planlanmış ve uzun yıllar boyunca devam etmiş bu politika çerçevesinde 1949’da Yunanlılar sınır dışı edildi ve bazı bilgilere göre 1953’de de Abhazların sınır dışı edilmesi planlanıyordu” şeklinde konuşmuştu. O gün yine konuşan İrina Vardanya da şunları söylemişti: “Herkesi yok ettiler, genç, yaşlı ve hatta çocuk. Henüz yeşeren genç Abhaz aydınlar kökünden kazındı. Güzel, zeki, eğitimli insanlar… Onlar hayatı, halkını, toprağını seviyordu. Onlar 30-35’li yaşlarında yok edildiler ve kullanılmayan enerjilerini birikimlerini beraberlerinde götürdüler. Hayatta kalsalardı kim bilir neler başaracaklardı, Abhazya bugün nasıl olacaktı!”

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir