Soru: Devlet kademesindeki oluşumlar tamamlanmak üzere. Görevlendirmeler hangi kriterlere göre oluşturuldu ve bu süreçte nasıl problemlerle karşılaştınız?
Cevap: Halkımızın bilmesi gereken en önemli şey, baştan beri vurguladığımız gibi profesyonel kadroların oluşturulmasına çalışılmasıydı. Ne kadar başarı sağladığımızı zaman gösterecek. Yeni kadrolaşmalar önceki iktidar yanlılarının hoşuna gitmemiş olabilir, ancak bu doğal bir süreç ve artık verimli çalışabilmemiz için yeni yüzler, yeni kişilikler gerekiyor. Reyting yaptığımızı iddia eden insanların söylediklerine cevap verecek değiliz. Yolunda gitmeyen şeylerin düzenlenmesi ve yeniliklerin meydana getirilmesi için çalışıyoruz. Bu yönde kadrolar kurarken, sürece ayak uyduramayanlar tabii ki elenecektir. Amacımız çözüm bekleyen sorunlarımızı maksimum düzeyde düzeltmek. Birkaç günde her şeyi değiştirmek tabii ki mümkün değil. Ancak bu değişimi benimsemeyen, aynı ruhu taşımayanların aramızdan ayrılacağını da şimdiden söyleyeyim.
Soru: Yeni kadrolar oluşturulmasıyla ilgili düzenlemeler var mı?
Cevap: Çok değişik alanlarda teklifler alıyoruz, bunları değerlendireceğiz. Özellikle Abhazya dışında yaşayan ve yetenekli iş gücü olan vatandaşlarımızın kısa zamanda dönme istekleri olmadığını biliyorum. Bunun birçok nedeni var. Uygun iş ortamı ve kaliteli yaşam olanakları sağladığımızda onların döneceğini düşünüyorum. Buna karşın hukuk, ekonomi ve savunma alanında genç, eğitimli Abhazya’ya faydalı olacağını bildiğimiz birçok insanımızın da daha önce değerlendirmeye alınmayan çok sayıda başvuruları var. Öncelikle bunların değerlendirilmesi gerekiyor.
Abhazya Radyo Televizyon kurumunun başına atanan Emma Hocaa Soruyor: Yönetim değiştikçe kadrolaşma konusunda endişeleniyor insanlarımız, kimin kalıp kimin gideceği sorusu tüm devlet kurumları için akla geliyor. Bu halkın çok önemsediği televizyonumuz personeli için de geçerli. Televizyon bünyesinde çalışacak personelin yeteneklerine göre bir elemeye tabii tutularak belirlenmesi 20 yıldır yapılmayan bir uygulamaydı. Şimdi biz bu kaybedilen zamanı bir an önce telafi ederek, bir yetenek sınavı ile kalifiye elemanlar almayı düşünüyoruz. Bu yeni uygulama tepki çekecektir toplumumuzda, çünkü şimdiye kadar alışkanlıklar bu yönde değildi. Bu konudaki görüşünüz nedir?
Cevap: Abhazya devletinin çalışma kanunlarına göre, personel alımının bu şekilde olması gerektiği zaten belirtilmiş, ama uygulanmamıştır. Yeni bir döneme geçerken kesinlikle bu çok önemli ve hassas konu çözülünceye kadar arkasında duracağız. Meclisin gündeminde de bununla ilgili projeler var. Bu proje uzun yıllar aynı koltukta oturan, böylelikle başkalarının hakkını da gasp eden yöneticilerin ayıklanmasını sağlayacak, bunun çözümü ancak sizin önerdiğiniz ve bizim de zaten gündeme aldığımız seçmeli sınav sistemi ile mümkün olabilir. Bize engel olabilecek kimse yok, çok kısa sürede kadroları toparlamaya çalışıyoruz ki görülen problemleri bir an önce çözebilelim.
Soru: Çözüm bekleyen sorunlardan, sizin için öncelikli olan hangisidir? Kısa vadede ve uzun vadede yapacaklarınızı nasıl sıraladınız?
Cevap: Bizim için öncelikli sorun, yaşamımız için en gerekli olan sosyal ve ekonomik düzenlemeler, buna bağlı olarak devlet bütçesinin oluşturulması ve düzenlenmesi. Daha önceki düzenlemeler, telaffuz edilen rakamlar, realiteden uzak ve halkın talebine cevap verecek düzeyde değildi. Biz şimdi yeni bir bütçe oluşturuyoruz. Doğru yapabilmek, önümüzü görebilmek için de, bununla ilgili gerçek rakamları bilmeliyiz. Bu ve gündemimize aldığımız tüm hükümet projelerimizle ilgili en verimli sonuçlara ulaşmak için ekonomistlerimiz ile hukukçularımız çalışmalarına devam ediyorlar. Veriler önümüze geldiğinde yapacaklarımız netleşecektir.
Ayrıca yapacağımız anlaşmalar da bizim çıkarlarımızı ve devlet menfaatini koruyacak şartlar içeren şekilde oluşturulacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.
Abhazya Devleti olarak öncelikle bir planımız ve yol haritamız olmalı. Bu planda ilk olarak, en zayıf noktalarımız, bunların güçlendirilmesi için yapılacaklar, bunları yapacak kurumlar ve işlevleri yer alacak.
İkinci olarak da 2025’lere uzanan uzun vadeli stratejik plan ve programları da kararlaştırarak buraya ekleyeceğiz. Bunların hepsi en kısa zamanda yazılı hale getirilecek ve sizlerle paylaşılacaktır.
Devamında önemli olan, bunların uygulanması olacaktır.
Soru: Resmi belgelere dökülmeden yapılan bazı işler var. Büyük sorunlara yol açan bu problemli konuların düzeltilmesiyle ilgili ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Cevap: Kısa süre önce de dile getirmiştim, usulsüz, belgesiz yapılan işlerle ilgili olarak ilk akla gelenler, pasaport verilmesi ve kullanılması, gayrimenkul alım satımı, turistik ve doğal kaynakların işletilmesi gibi konular. Bu alanlarda faaliyet gösteren kişilerin, firmaların, isimleri, sayıları, ikametleri ve diğer durumları hakkında envanter çıkarılması lazım. Sorunların tespiti ve çözümü için yapılacaklar konusunda önümüzü görmemizi sağlayacak bilgiler olursa, çözüm hiç zor değil. Sadece doğru insanlarla çalışmak gerekli o kadar. Biz de bu verileri oluşturacak komisyonlar görevlendirdik, süre verdik. Onların verdiği bilgiler ışığında, belirleyeceğimiz kurallara uymayan kurum kuruluş ve ticarethaneler devre dışı bırakılacak, çalışma yasağı getirilecek. O kuruluşun başındaki insanın kim olduğu bizim için önemli olmayacak. Bu yapılacaklar şu anda taslak halinde ve önümüzdeki günlerde hayata geçirilecek.
Soru: Herkesin bildiği ve sonucunu merak ettiği, yargıda bekleyen dosyaların, kısa sürede hukuka uygun olarak çözümleneceği konusunda endişeler var. Özellikle Çernomorenergo devlet elektrik şirketindeki yolsuzluk ve bu gibi dosyalar çok önemseniyor ve takip ediliyor. Sizce sonuca çabuk ulaşmak için ayrıca dışardan yardım alınmalı mı, bu konudaki düşünceleriniz nedir?
Cevap: Bu davaların sonuca ulaştırılması için hiç şüphesiz uzman hukukçular gerekli, şimdilik konuyu bu expertlere danışıyoruz. Bizim kendi hukukçularımız bu sorunların çözümünü sağlayacak yeterliliktedir. Dosyaların çokluğu ve zorluğuna rağmen sıkı bir çalışmayla çözüme ulaşacağız, göreceksiniz.
Soru: Ekonomi konusunda ülke olarak biz kendi kendimize nasıl yetebiliriz, bu konuda somut planlarınız var mı?
Cevap: Bu soruyu sorduğunuza göre ekonomik olarak Rusya’ya bağımlı göründüğümüzün farkındasınız siz de. Son dönemde uygulanan ekonomik politika ve yapılan harcamalar da bu görüşü destekliyor, Rusya da bunun böyle olduğunun farkında. Geçmişte bize verilen ekonomik desteği doğru kullanmalıydık ki, bir daha avucumuzu bir şey istemek için açmamalıydık. Bu konuyla ilgili çok şeyler söylendi, ancak maalesef söylenenlerden daha da vahim bir durumdayız. Geçmişteki ekonomik verilere bakarsak, 2012 yılında devlet bütçesi 9 milyar rubleydi, ancak her geçen yıl daha da azaldı. Bu bütçenin yüzde 70’lik kısmını Rusya sağlıyordu. Bugün de aynı durum devam ediyor. Bizim oluşturduğumuz bütçe gibi görünen 3 milyar ruble de aslında yine Rusya’nın finansal desteğiyle, ekonomideki tabiriyle multiprikativ oluşan bir meblağdır.
Bu nedenle bizim kendi kendimizi finanse etmenin yollarını bulmamız gerekiyor. Bu konu hep konuşuldu, ancak bir şey yapılmadı. Yönetime geldiğimiz kısa süre içinde birçok iş adamı ve yatırımcı, ziraat ve diğer sektörlerde yeni projelerle geldiler, görüşmeler yaptık. Örneğin; deniz ülkesi olan bir yerde balıkçılık sanayiinin olmaması trajikomik bir şeydir. Ekonomimizin gelişmesi için sağlam projelerle gelen insanlar önemli, kapımız bunlara sonuna kadar açık olacak. Başta suyumuz olmak üzere, doğal kaynaklarımızı doğru kullanırsak bizim için bunlar en büyük ekonomik getiridir.
Enteresan başka bir gelir kaynağımız da yollarımız, sınırlarımız, ulaşım imkanlarımızdır. Bu kaynaklarımız da eksikleri giderilerek doğru kullanıldığında, küçük Abhazyamız yılda 50-60 milyar rublelik gelir elde edebilecektir. Buna daha önce başlansaydı şimdi kendi ayaklarımızın üzerinde duruyor olabilirdik. Geç değil, 2-3 yılda hemen sonuca ulaşabileceğimiz bir konu olmasa da, şimdi bir adım atarak başlamalıyız.
Soru: Birçok işadamı heyecanla, azimle iş yapmaya geliyorlar Abhazya’ya, ama kısa süre sonra hayal kırıklığıyla ve güvensizlik izlenimleriyle geri dönüyorlar, bu kötü bir imaj oluşturuyor Abhazya adına, bunların önüne geçmek için neler yapacaksınız? Ayrıca suyumuzu satın almak istediklerini de duyuyoruz, bu konuda bilgi verir misiniz?
Cevap: Öncelikle ticaret
için her zaman garanti lazım tabi ki insana. Bu güveni sağlamak için bazı projelerimiz var, yapacağımız düzenlemelerle Abhaz tarafı kontrolü, elinde tutarak iş sahalarını güvenli, cazip yatırım bölgeleri haline getirecek.
Su konusunda talep karşı taraftan geldi, bizim teklifimiz değil. Bununla ilgili kısa süre önce bir grup geldi ve görüşmeler yaptık, oldukça büyük miktarlarda su talep ediyorlar. Bunun için 1 yılda 30-40 milyar ruble ödeyebilecekler. Bizim belli yerlerdeki nehirlerimiz kullanıma oldukça uygun ve şu anda boş yere akıyor. Bunları pazarladığımızda bizim kaybedeceğimiz hiç bir şey yok, ama önemli miktarda kazancımız olacak. Küçük coğrafyamızda bu tür kullanıma elverişli çok sayıda nehrimiz, ırmağımız var, ancak koskoca Rusya’da bunların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Karşılıklı olarak ihtiyaçlarımıza uygun davranabiliriz. Bu fırsatları kaçırmamalıyız. Şimdi tartışmamız gereken, ekolojik dengeyi bozmadan bunu nasıl yapacağımızdır.
Aynı şekilde balık ticaretinde de yeniden düzenlemeler gerekiyor. Şu anda Türkiye ile balık ticaretimiz devam ediyor. Ama ekolojik denge ve ticaret şartlarımız yeterince kontrollü değil. Balıkların üremeleri ve kıyılarımızın kontrolü bizce önemlidir ve devlet tarafından denetlenmelidir. Bu konuda da kendiliğinden gelen teklifleri geri çevirmemeliyiz.
Devlet kaynaklarından çeşitli yollarla gelir elde etmeyi planlarken, bunlarla ilgili olarak devlet bankalarının da kendilerini geliştirmesi gerekmektedir. Bankalarımız ekonomiye katkıda bulunmak için kendi içlerinde birer fon oluşturabilir, böylece devlet hazinesine para aktarabilirler. Eğer daha önce banka fonları oluşturulmaya başlansaydı, hemen önümüze gelen projelere aktararak işe başlayabilirdik ve bunlar şu anda ekonomiye yansımaya başlardı.
Soru: Rusya ile yapılacak ittifak anlaşması ne aşamada, bilgi verebilir misiniz?
Cevap: Bu konuda insanlarımızın kafasını karıştıran birçok düşünce olduğunu biliyorum. Anlatmaya önce anlaşma taslağının bize gelişiyle başlayalım; başından beri bu sürecin her aşamasını açık ve şeffaf şekilde anlatıyoruz, taslak geldiğinde parlamentoya sunduk. Maddeleri incelediğimizde birçoğunun bize uymadığında karar birliğine vardık. Kendi taslağımızı hazırlamak için ek süre istedik, parlamento bunun üzerine çalıştı ve halkımızın da onaylayacağı olumlu yönde bir taslak hazırladık. Burada belirtmeliyim ki, taslakta yer alan hoşumuza gitmeyen maddeler, daha önce yapılan, ama birçok kişinin bilmediği anlaşmaların devamı niteliğindeydi. Bu karanlık noktaları önceden bilmiş olsaydık Rusya bizi daha farklı algılayacak, böylece onların talebi de bizim cevabımız da daha farklı olabilecekti. Buna örnek olarak, demir yollarımızı ve bununla ilgili yapılmış olan kredi alışverişlerini verebilirim.
Şimdi önceki yönetime göre daha farklı bir yol izlemek durumundayız, maalesef halkımız bilmeli ki daha önce yapılan anlaşmalarla bağlandığı için, Rusya’nın taslağında değiştiremeyeceğimiz maddeler var. Bunları ancak kendi çıkarlarımıza göre düzenleyebilmemiz mümkün, biz de bunu yaptık ve maddeleri bizim istediğimiz hale getirerek Rusya tarafına gönderdik, şimdi gelişmeleri takip ediyoruz. Bundan sonra taslak üzerinde karşılıklı görüşmeler devam edecek ve maddeleri daha da geliştirebileceğiz.
Soru: Anlaşma imzalanmazsa ne olacak? Ne düşünüyorsunuz?
Cevap: İnsanlarımız şunu bilmeli ki, Rusya Federasyonu’nun durumu da pek iç açıcı değil. Bu anlaşmanın, öncelikle Abhazya için gerekli olduğunu anlamalıyız. Bazı insanlarımız ekonomik olarak Rusya’ya bağlı olduğumuzu düşünüyorlar. Evet, son yıllarda Rusya’nın önemli desteği var ve bunu elimizin tersiyle itemeyiz. Ancak kendi kaynaklarımızla ekonomimizi düzeltip, bu durumu lehimize çevirebiliriz. Ben bu anlaşmayla ilgili ileri geri konuşan insanların çoğunun taslağı okuduğunu, hatta gördüğünü bile düşünmüyorum. Eğer onlar, daha önce imzalanan anlaşmaları görselerdi, bu anlaşmayı değerlendirmeleri daha kolay olurdu. Biz, maalesef o, kimsenin bilmediği anlaşmaların devamında bu noktaya geldik.
Soru: Buraya gelmeden önce 2008’de imzalanan anlaşma metnini okudum, gerçekten bu taslakta olan birçok maddenin benzeri zaten o anlaşmada da var. Bunlar kimseye hissettirilmeden imzalanıp geçildi diyebilir miyiz?
Cevap: Evet, onlar kapalı bir kutuydu. Çok az insanla paylaşılıp, değerlendirildi ve imzalandı. Sonuç birçok şeye razı gelinmesine yol açtı, biz o zaman da itirazlar ettik, ama bizi duymadılar, bildiklerini yaptılar. Bunun ve altında yatan usulsüzlüklerin sonucu olarak şimdi bu noktadayız.
Soru: Şu an yargıda bulunan o döneme ait birçok dava dosyası da anlattıklarınızla mı ilgili?
Cevap: Evet, şimdi bu yargı süreciyle uğraşıyoruz.
Savaş dönemi muhabiri ve yönetmen Emma Hocaa Soruyor: Ülke savunması ve ordunun gelişimi için neler yapacaksınız? Yönetmen olarak 20 yıl öncesi ve sonrasını anlatan film karelerindeki savaş sahnelerinde savunma araçları ve tekniğin ne kadar geliştiğini görmüştüm. Bir tehlike anında acil müdahale edecek bir ordumuz var mı gerçekten? Birçok insan böyle bir durumda bizi ordumuzun değil, başkalarının koruyacağını düşünüyor.
Cevap: Hemen söylüyorum, herkes bilsin ki bizim ordumuz var. Kalite ve teçhizat anlamında çok eksiğimiz olduğu doğru, çünkü şu anda finansmanımız bunun için yeterli değil. Savaştan sonra insan sayımız çok arttı. Bir askeri baştan sona, tam teçhizatlı giydirmek oldukça yüklü maliyet. Şu anda kendi imkanlarımızla 25 adet tam teçhizatlı tank alabiliriz. Ama yeterli değil. Rusya’nın bu konudaki yardım tekliflerine hayır demeden, kendi çıkarlarımızı gözeterek cevap vermeye çalışıyoruz.
İmzalayacağımız anlaşmada da Rusya, zannedildiği gibi askeri kontrolü tamamen ele almayacak. Herhangi bir savaş ihtimalinde iki gücün birleştirilerek kullanılması söz konusu. Bizim taslak önerimize göre, bu durumda komuta kademesinde Cumhurbaşkanı olacak. Aslında iki taraf da askeri konularda yeni bir şey söylemiyor, durum bugün nasılsa, öyle devam edeceğiz. Şartlar değiştiğinde başka anlaşmalar da yapabiliriz. Kimse endişelenmesin, orduyla ilgili olan bu maddelerde problem yok.
Soru: Savaşta ve öncesinde ordunun içinde deniz, hava, kara, jandarma kuvvetleri gibi değişik birimler vardı, şu anda yok. Bunlar tekrar düzenlenecek mi?
Cevap: Bunların tekrar oluşumu için de Rusya Federasyonu askeri birimlerinin desteği gerekiyor. Her an bir saldırı ve savaş ihtimali, günümüzde artık dünyadaki bütün ülkeler için geçerli, Abhazya için de. Her an tetikte olmalıyız. Savunmadaki kadrolaşmalar için bize en iyi uyabilecek örnek, İsviçre modeli olabilir. Bu modelde örneğin, askerliğin kısaltılması ve acil durumlarda cumhurbaşkanı dahil her kadrodaki insanın savaşa katılması durumu var. Yeni projelerimiz arasında ordunun düzenlenmesi de mevcut, ancak yine finans problemi bizi zorluyor.
Önceki yönetimler her şeyi Rusya’dan beklediler. Buna rağmen Rusya’nın gönderdiği 3 milyon ruble de bunları çözecek bir rakam değildi. Demek ki Abhazya kendi kaynaklarıyla da bir şeyler yaptı.
Şunu belirtmek isterim, bundan sonra kim gelirse gelsin, bizim yaptıklarımızdan daha iyisini yapamaz. Yapılacak şeylerin en iyisini planlıyoruz ve yapacağız.
Soru: Bu anlaşma imzalanmazsa, maaşların arttırılması ve sosyal hakların düzenlenmesi konuları ne olacak?
Cevap: Bugünkü gibi devam edecek, herhangi bir değişim olmayacak o zaman. Biz de böyle olmaması için Rusya ile çıkarlarımıza yönelik bir anlaşma yapma çabası içindeyiz.
Soru: Son seçimlerden önce ve sonra gelişen olaylarla, halkın politik olarak bölünmüş bir görüntüsü var. Birlik sağlanması için gereken politik ideoloji sizce ne olmalı?
Cevap: Bizi zaten ideolojilerimiz bir araya getiriyor. Halkımız kendini ifade ediyor ve kendi kendisini, iradesini ortaya koyarak koruyor, bunda yanlış bir şey yok. Bugün parlamentoyu oluşturduğumuz arkadaşlarımızın hepsi aynı görüşte ve ideolojide değil. Biz onları bir araya getirdik, çünkü amacımız ortak, Abhazya’ya hizmet etmek. Parlamentodaki farklı ideolojiler bizce bir zenginliktir, hatta sorunlarımızı daha iyi çözeceğimize inanıyorum. Zamanı ve şartları doğru kullanabildiğimizde birleşmeyi de sağlayacağız. Sorunlara farklı açıdan baktığımızı ve çözüm odaklı çalıştığımızı insanlar da görmeye başladı. Devamında yaptıklarımızı da görünce bunu daha iyi anlayacaklar.
Soru: Parlamentoya sizin döneminizde daha çok kadın milletvekili girdi, bu konuda dünya sıralamasına girmek mi istiyorsunuz?
Cevap: Enteresandır, kadınlar ülkenin gidişatı ve hükümetin nasıl kurulacağıyla ilgili, daha fazla endişe duyuyorlar. Politik konularda da her zaman erkeklerden daha detaylı düşünüp, pratik kararlar alabiliyorlar. Bu özellik çok işimize yarıyor, üstelik erkeklerin varlığına engel bir durum da değil, hatta belki erkek parlamenterler onları izleyerek kendilerini revize edebilirler. Diğer yandan meclisteki erkek çatışmalarını tolere eden, dengeleyen güç oluyorlar kadınlar. Şu an burada siz kadın gazetecilerle ülkenin sorunları ve çözümleri üzerinde konuşuyoruz, bu da durumu özetlemiyor mu? Küçük ülkemizde her alanda olduğu gibi politikada da kadınların katkılarıyla daha atak olacağımıza ve geleceğimizi daha güzel boyutlara taşıyacağımıza inanıyorum.
Biz sık sık bu şekilde bir araya gelerek halkımızın merak ettiklerine cevap vermeli, alınmadan,
kırılmadan güzel ülkemizin sorunları ve çözümler üzerinde konuşmalıyız. Hepinize teşekkür ediyorum…
Kaynak: Abhazya Devlet Televizyonu
