Abhazya’nın İzolasyonunu Kırma Kampanyasına TBMM’den Destek

Türkiye’deki Abhaz diasporasının Abhazya’ya uygulanan tecridin sona erdirilmesi amacıyla başlattığı kampanya, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında kamusal bir yankı buldu. Yeni Yol grubu Başkanvekili Selçuk Özdağ, 27 Temmuz’da TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşmasının önemli bir bölümünü Abhazya ile ulaşım hatlarının kurulması ve Abhaz pasaportlarının tanınması konularına ayırdı.

Özdağ, Ankara’nın Abhazya’nın statüsüne ilişkin resmi tutumunu tartışmaya açmadığını vurgulayarak, ancak siyasi tanınma ile insani konuların birbirinden ayrı tutulması gerektiğini belirtti. Milletvekili konuşmasında, “Türkiye, Abhazya’yı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor… Ancak bir devletin statüsünü tanımamak ile orada yaşayan insanları yok saymak aynı şey değildir” ifadelerini kullanarak; Abhazya’da doğan bir gencin tanınmayan pasaport yüzünden üniversitesine dönememesinin veya bir hastanın tedaviye gidememesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Selçuk Özdağ, Türkiye’nin, resmi statü tutumunu değiştirmeden, Abhaz pasaportlarının kısıtlı kimlik belgesi ve seyahat hakkı sağlayan dokümanlar olarak kabul edilmesine yönelik hukuki imkânların incelenmesini önerdi. Emsal olarak İngiltere ve Tayvan’ın tartışmalı bölgelere ilişkin uyguladığı idari mekanizmaları gösterdi. Ulaşım alanında da somut adımlar çağrısında bulunan Özdağ, “Trabzon ile Sohum, imkân dâhilinde ise Samsun ile Sohum arasında tarafların güvenlik ve gümrük kaygılarını giderecek kontrol düzeyinde yolcu seferleri başlatılmalıdır” dedi ve Sohum ile Türkiye arasında haftada bir-iki sefer olacak şekilde sivil hava ulaşımı şartlarının olgunlaştırılması gerektiğini sözlerine ekledi. Özdağ, konuşmasında Gagavuz Türklerinin durumuna da değinerek Türkiye’nin onların haklarını da koruması gerektiğini ifade etti.

Söz konusu çıkış; Emek Partisi (EMEP), Abhazya ile Dayanışma Komitesi ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle Haziran ayı sonunda başlatılan hareketin parlamenter düzeydeki ilk güçlü sesi oldu. Süreç, Abhaz pasaportlarının tanınması, deniz ve hava hatlarının açılması ve nihai hedef olarak bağımsızlığın tanınması amaçlarını ulusal siyasetin gündemine taşıdı.

* Kaynak: Apsnypress 03.08.2026

[EDİTÖRDEN]

Abhaz diasporasının Türkiye’deki tecridin kırılmasına yönelik yürüttüğü kampanyanın TBMM kürsüsüne taşınması, sürecin yalnızca sivil toplum söylemi olmaktan çıkıp resmi siyasetin gündemine girdiğini gösterir ve kritik bir eşiktir. Bir yanda Nauru’nun tanıma kararını geri çekmesi ve AB’nin Suriye’deki yeni yönetime yaptığı “Abhazya kararlarını geri çekin” şeklindeki baskısı, diğer yanda tam aynı günlerde TBMM’den Abhazya’ya nefes aldıracak “insani koridor ve pasaport esnekliği” çağrısının gelmesi ile iki zıt jeopolitik hamlenin aynı anda sahneye çıktığını söyleyebiliriz. Özdağ’ın İngiltere ve Tayvan örnekleri üzerinden geliştirdiği hukuki yaklaşımı; Gürcistan ve Batı blokunun uyguladığı izolasyon politikalarına karşı uygulanabilir, insani bir diplomasinin kapısını aralayabilmesini umuyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir