Abhazya Dışişleri’nden Gürcistan’ın AB Sürecine İlişkin Tutumunda Rusya’ya Destek

Sohum’dan Tiflis’e güvenlik uyarısı: ‘Entegrasyon süreçleri mevcut gerçeklikleri tehdit etmemeli’

Abhazya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova’nın Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecinin olası sonuçlarına ilişkin açıklamalarına tam destek verdiğini duyurdu. Bakanlık, Gürcistan’ın mevcut dış politika rotasının bölgedeki güveni sarsan unsurlar içerdiğini vurguladı.

Abhazya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Tiflis’in politikalarının bölgesel istikrara katkı sunmadığı belirtilerek şu noktalara dikkat çekildi:

  • NATO ile Askeri İş Birliği: Gürcistan topraklarında düzenlenen ortak askeri tatbikatların ve NATO ile stratejik ortaklığın bölgedeki gerilimi tırmandırdığı ifade edildi.
  • Kuvvet Kullanmama Anlaşması: Gürcistan’ın, Abhazya Cumhuriyeti ile “kuvvet kullanılmaması” konusunda hukuki bağlayıcılığı olan bir anlaşmayı imzalamayı ısrarla reddetmesinin temel bir istikrarsızlık kaynağı olduğu vurgulandı.
  • Uluslararası İzolasyon Çabaları: Tiflis’in, Abhazya’yı uluslararası alanda izole etmeye yönelik politikalarının devam etmesi eleştirildi.

Güvenlik Mimarisi Vurgusu

Cenevre Görüşmeleri’nin temel amacının güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu hatırlatan bakanlık, Tiflis yönetiminin bu süreci engelleyerek sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin oluşmasını imkansız kıldığını belirtti. Açıklamada, “Her türlü entegrasyon süreci, mevcut gerçeklikler için bir tehdit oluşturmamalıdır,” denilerek Abhazya’nın egemenliğinin ve güvenliğinin öncelik olduğu hatırlatıldı.

Kaynak: Apsnypress 20.04.2026

Bu açıklama ile Sohum, bölgedeki güvenlik sorunu konusunda Moskova ile aynı çizgide durarak; Tiflis’e, AB veya NATO yolunda atılan adımların Abhazya’nın varlığı ve sınır güvenliği pahasına olamayacağını net şekilde söylüyor. Özellikle “kuvvet kullanılmaması” anlaşmasına yapılan vurgu, Abhazya diplomasisinin elindeki en güçlü kozu, yani barışçıl ama kararlı duruşunu koruduğunu ispatlıyor. Bu diplomatik çıkış, bölgedeki “dondurulmuş” krizin aslında küresel güç rekabetinin tam merkezinde olduğunun bir başka kanıtıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir