Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi’nde 13–17 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen BM İnsan Hakları Konseyi 19. Yerli Halklar Uzman Mekanizması (EMRIP) oturumu kapsamında, yerli halkların hakları ve gelişen yapay zekâ teknolojileri üzerine kapsamlı bir panel düzenlendi. Panele Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) Abhazya Çalışma Grubu Üyesi ve İzmir Çerkes Kültür Derneği Temsilcisi Dr. Elçin Başol (Adzınba) konuşmacı olarak katılarak, modern yapay zekâ sistemlerinin eğitildiği veri tabanlarındaki siyasi taraflılık sorununa dikkat çekti ve bu tür yapısal eğilimlerin mevcut küresel eşitsizlikleri derinleştirebileceği uyarısında bulundu.
Yapay zekâ teknolojilerinin halklar üzerindeki sosyo-politik etkilerine değinen Adzınba, siyasi angajman içeren tek taraflı veri setlerinin adaletsiz anlatıları dijital dünyada kalıcı hale getirdiğini belirtti. Bu problemin en somut örneklerinden birinin, kendi vatanı Abhazya Cumhuriyeti olduğunu vurgulayan Adzınba, Gürcistan’ın 15 yılı aşkın süredir Cenevre Uluslararası Görüşmeleri kapsamında Abhazya’yı eşit bir taraf olarak konumlandırmayı reddettiğini, çatışmadan doğrudan etkilenen bir tarafın dışlanmasının ise yapıcı diyalog zeminini ve kalıcı barış umutlarını zayıflattığını ifade etti.
Gürcistan’ın resmi söyleminin, insan haklarını göz ardı eden uygulamalarının ve Gürcü medyasında nefreti körükleyen yayınların tek taraflı devasa veri kitleleri oluşturduğuna dikkat çeken Adzınba, yapay zekanın da bu manipülatif verilerle eğitildiğini aktardı. Durumun sadece siyasi boyutta kalmadığını hatırlatan konuşmacı; Abhazya tarafından düzenlenen resmi kimlik ve seyahat belgelerinin uluslararası alanda tanınmamasının eğitim, çalışma ve seyahat özgürlüğü gibi en temel insan haklarını her gün doğrudan kısıtladığını belirtti. Eksik veya siyasi olarak seçilmiş verilerle eğitilen yapay zeka sistemlerinin bu adaletsizlikleri çözmek yerine dijital evrende daha da kökleştirdiğini ifade eden Adzınba, yapay zekanın sınır kontrolü ve askeri alanlarda giderek daha yaygın kullanıldığı günümüzde, bir halkın belge onay prosedürleri bahane edilerek tamamen yok sayılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Bu yılki BM oturumunda ayrıca; çatışma ortamlarında yerli halkların hakları, yapay zekâ uygulamaları, Uluslararası Yerli Dilleri On Yılı ve BM Yerli Halkların Hakları Bildirgesi’nin 20. yılına hazırlık gibi küresel ve stratejik başlıklar da geniş ölçekte masaya yatırıldı.
[EDİTÖRDEN]
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’ne bağlı olarak çalışan BM Yerli Halkların Hakları Uzman Mekanizması (EMRIP), dünya genelindeki yerli halkların haklarının korunması, geliştirilmesi ve uluslararası sözleşmelerin uygulanması hususunda devletlere ve kurumlara akademik ve teknik danışmanlık sağlayan en üst düzey uzmanlık organıdır. Bu çerçevede, Dr. Elçin Adzınba’nın (Başol) EMRIP 19. oturumu bünyesindeki “Yerli Halkların Hakları ve Yapay Zekâ” ile “İnsan Hakları Konseyi’nin Değerlendirme ve Onayına Sunulacak Öneriler” başlıklı oturumlarda gerçekleştirdiği bu konuşma ve diplomatik temaslar büyük bir önem taşıyor. Toplantılar kapsamında BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk ve BM Yerli Halkların Hakları Özel Raportörü Albert K. Barume ile de bir araya gelen Adzınba, Abhazya ve Abhaz halkının karşı karşıya bulunduğu tecrit ve insan hakları sorunlarına ilişkin hazırladığı kapsamlı raporları kendilerine bizzat sunmuştur. Programın son gününde ise BM Eğitim Hakkı Özel Raportörlüğü ekibiyle yapılan özel görüşmede, Abhaz çocukları ile gençlerinin eğitim hakkına erişimi, uluslararası izolasyonun eğitim süreçleri üzerindeki olumsuz etkileri ve seyahat belgelerinin tanınmamasından kaynaklanan hak ihlalleri ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Dijital algoritmalardaki siyasi yanlılığın deşifre edildiği bu kritik temaslar, Abhaz halkının haklı taleplerinin BM mekanizmaları nezdinde doğrudan karşılık bulması, konunun uluslararası platformlarda görünürlüğünün artırılması ve çözüm odaklı kapsayıcı diyalog süreçlerinin güçlendirilmesi açısından tarihi bir adım niteliği taşımaktadır.