Gözler 5 Ağustos’ta TBMM’de yapılacak ortak basın toplantısına çevrildi
Türkiye’deki Abhaz diasporasının Karadeniz’in iki yakası arasında 30 yılı aşkın süredir devam eden ağır izolasyonu sonlandırmak amacıyla başlattığı sivil girişim, siyasi yelpazenin farklı kanatlarından gördüğü destekle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündeminin ana maddelerinden biri haline geldi. CİMER üzerinden yürütülen kitlesel başvurular, Kayseri Kafkas Derneği’nin 10. Uluslararası Uzunyayla Çerkes Kültür Festivali’nde duyurulan bildiri ve Yeniden Refah Partisi (YRP) MKYK Üyesi Selçuk Geyveli’nin kamuoyuna yaptığı tarihi çağrının ardından gözler, 5 Ağustos’ta TBMM’de milletvekillerinin katılımıyla düzenlenecek ortak basın toplantısına çevrildi.
Siyasi Yelpazeden Abhazya İnisiyatifine Güçlü Destek
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Milli Gençlik Derneği ve diaspora federasyonlarını etiketleyerek kamuoyuna bir açıklama yapan Selçuk Geyveli; Abhazya meselesinin Karadeniz’in güvenliği, Kafkasya’nın istikrabı ve Türkiye’nin tarihi sorumluluğu açısından artık ertelenemez bir konu olduğunu vurguladı. Türkiye’nin adalet merkezli dış politika anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini belirten Geyveli, “Abhazya’nın tanınması, Türkiye’nin Karadeniz ve Kafkasya’daki etkinliğini artıracak; ekonomik, ticari ve kültürel iş birliklerine yeni kapılar açacaktır. TBMM’yi ve hükümeti, diplomatik temasları güçlendirmeye ve Abhazya’nın statüsünü milli menfaatlerimiz çerçevesinde yeniden değerlendirmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Süreç daha önce Gelecek Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ’ın Meclis’te düzenlediği basın toplantısı ve Emek Partisi’nin (EMEP) sunduğu destekle geniş bir siyasi zemine oturmuştu. 5 Ağustos 2026 Çarşamba günü TBMM çatısı altında farklı partilerden milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirilecek olan basın toplantısıyla, izolasyonun kaldırılmasına yönelik somut adımlar ilk kez parlamenter düzeyde ortak bir deklarasyonla duyurulacak.
CİMER Başvuruları ve Kamuoyu Yanıtı
Türkiye genelinde vatandaşların Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Dışişleri Bakanlığı ile Sivil Havacılık ve Denizcilik Genel Müdürlüklerine ilettiği dilekçelerde; Abhazya pasaportlarının sınırlı seyahat belgesi olarak tanınması, Trabzon-Sohum hattında yolcu deniz seferlerinin başlatılması ve sivil uçuşların önünün açılması talep edilmişti. CİMER üzerinden verilen resmi yanıtlarda, Türkiye’nin Gürcistan’ın uluslararası tanınmış sınırları içindeki toprak bütünlüğünü desteklediği ifade edilse de, diaspora kurumları ve siyasiler resmi tanıma gerçekleşene kadar temel insani hakların siyasi ihtilaflardan ayrı tutulması gerektiğinin altını çiziyor.
Uzunyayla’dan Meclis Tutanaklarına Yansıyan Çağrı
CİMER kampanyasının toplumsal karşılığı, Kayseri Kafkas Derneği tarafından Pınarbaşı Kaynar’da düzenlenen ve yaklaşık 100 bin katılımcıyı buluşturan 10. Uluslararası Uzunyayla Çerkes Kültür Festivali’nin açılış seremonisinde de yüksek sesle dile getirilmişti. Açılışta okunan deklarasyonda; İngiltere’nin KKTC pasaportlarına uyguladığı idari seyahat izni ve Tayvan ile yürütülen teknik sivil havacılık modelleri emsal gösterilerek, “Ticaret malına açılan kapıların akrabaya, öğrenciye ve hastaya da açılması vicdani ve hukuki bir zorunluluktur” denilmişti.
Tanıma Ayrı, İnsani Haklar Ayrı: 2 Maddelik Somut Çözüm Önerisi
5 Ağustos’taki TBMM basın toplantısında da detaylandırılması beklenen ve hükümete sunulan 2 maddelik somut çözüm paketi şu başlıklardan oluşuyor:
- Abhaz pasaportlarının Türkiye Cumhuriyeti tarafından seyahat belgesi ve kimlik olarak kabul edilmesi:
İngiltere’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni resmi olarak tanımamasına rağmen, bu ülke vatandaşlarının mağduriyetini önlemek amacıyla KKTC pasaportlarını geçerli seyahat belgesi kabul ederek ürettiği pratik çözüm, Türkiye ve Abhazya ilişkilerinde de emsal teşkil edebilir. Benzer şekilde Türkiye ile Tayvan arasındaki pratik çözümler, teknik ve idari protokoller de referans alınabilir. Bu adım sayesinde resmi tanıma konusuna girilmeksizin, Türkiye’nin dış politika hassasiyetleri de gözetilerek Abhazya vatandaşlarının seyahat ve kimlik engellerinden kaynaklanan mağduriyetleri pratik bir biçimde giderilebilir.
- Abhazya ve Türkiye arasında hava ve deniz yoluyla yolcu ulaşımının yeniden başlatılması:
Türkiye’nin, aslında taraf olmadığı Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ambargosuna fiilen uyması nedeniyle, 1996 yılından bu yana 30 yıldır uygulanan deniz yoluyla yolcu taşımacılığı kısıtlamasının sona erdirilmesi gerekmektedir. Böylece Karadeniz’in her iki yakasındaki Abhazların aile birleşimi, sağlık ve eğitim gibi temel insan haklarına erişimi önündeki engeller ortadan kalkacaktır. Ambargoyu başlatan taraflar dahi bunu sona erdirmişken, Türkiye’nin ambargoyu hala sürdürüyor olması anlaşılır bir tutum değildir.
Benzer şekilde KKTC ve Tayvan’a hava yoluyla doğrudan ulaşım sağlayan Türkiye’nin; 2025 yılı itibarıyla Moskova başta olmak üzere pek çok merkezden doğrudan uçuşları ağırlamaya başlayan ve gerekli teknik standartlara kavuşan Sohum’daki Vladislav Ardzinba Uluslararası Havalimanı ile sivil hava ulaşımını başlatmasının önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Bu talepler yukarıda sözü edilen pasaportlarla ilgili talebi tamamlayıcı niteliktedir. Tüm bu adımların, Türkiye’nin resmi tanıma kararını beklemeksizin eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi mümkündür.
Sivil toplumun kitlesel eylemliliği ile başlayan ve TBMM’deki farklı siyasi partilerin ortak paydasında büyüyen bu süreç, Karadeniz’in iki yakası arasındaki insani ve diplomatik bağların yeniden kurulması adına tarihi bir viraj olarak değerlendiriliyor.
[EDİTÖRDEN]
Habere konu olan CİMER başvuruları ve TBMM’ye taşınan çözüm önerileri; resmi tanıma gerçekleşmeden de pasaport ve ulaşım sorunlarının aşılabildiğini gösteren uluslararası örneklere dayanıyor. İngiltere’nin KKTC pasaportlarına uyguladığı idari seyahat izni, Tayvan ile yürütülen teknik sivil havacılık protokolleri ve KKTC uçuşlarında uygulanan zorunlu aktarma formülleri, bu insani adımların hukuki zeminini oluşturuyor.