Abhazya’da bir grup kamuoyu önderi, Rusya’nın Ukrayna’daki askeri müdahalesi sırasında hayatını kaybeden Abhaz gönüllüler anısına dikilmesi planlanan anıtın ertelenmesi için yetkililere başvurdu. Aktivistler, savaş devam ederken böyle bir anıtın dikilmesinin zamansız olduğunu ve kararın savaşın sonuna kadar dondurulması gerektiğini savunuyor.
Cumhurbaşkanı Badra Gunba, Parlamento ve Sohum Belediyesi’ne hitaben kaleme alınan çağrı metni altı kamu figürünün imzasını taşıyor. Bildiri; eski milletvekilleri Valery Kvarchia, Ahra Bzhania, Ilya Guniya, tarihçi Guram Gumba, sanatçı Batal Copua ve akademisyen Adgur Kakoba tarafından imzalandı.
İmzacılar, gönüllülerin hatırasının yaşatılmasına karşı olmadıklarını, ancak bu tür anıtların inşasının zamanın testinden geçmesi ve tarihsel olayların olgunlaşmasını gerektirdiğini vurguladı. Metinde şu ifadelere yer verildi:
“Bu iki yakın halkın önce nasıl, ne zaman ve hangi şartlarda anlayışa varacağını, ardından da helalleşeceğini kimse bilemez. Ancak bu kaçınılmaz olarak gerçekleşecektir. Bu tarihsel olaya adanacak bir anıt konusuna ancak aradan yıllar geçtikten sonra dönülebilir.”
Sohum’da 1992–1993 Abhazya Savaşı’nda mücadele edenler için bile henüz kapsamlı bir anıt bulunmadığına dikkat çeken aktivistler, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Tarihsel hafızayı koruma sürecine başlayacaksak ilk olarak onlardan başlamalıyız. Aksi takdirde sadece Abhazya vatandaşları tarafından değil, Kuzey Kafkasya’daki dostlarımız ve diğer şehit gönüllülerin aileleri tarafından da yanlış anlaşılma riskiyle karşı karşıya kalırız.”
* Kaynak: OC Media 29.07.2026
Foto: Donbas’taki Abhaz gönüllüler.
[EDİTÖRDEN]
Sohum Şehir Meclisi’nin Ukrayna’daki çatışmalarda ölenler için anıt dikme kararı, Abhazya kamuoyundaki hassas dengeleri ve dış politika risklerini yeniden gündeme taşımıştır. Eski siyasetçi, akademisyen ve sanatçıların başı çektiği toplumsal itiraz; bir yandan 1992-93 Savaşı’nın kurucu hafızasına (Vladislav Ardzinba, Türkiye ve Kuzey Kafkas gönüllüleri) öncelik verilmesi gerektiğini vurgularken, diğer yandan Abhazya’nın resmi olarak taraf olmadığı bir bölgesel çatışmaya kurumsal düzeyde dahil edilmesinin doğuracağı diplomatik risklere dikkat çekmektedir. Batal Copua gibi saygın figürlerin de yer aldığı bu duruş; krizin Abhazya’nın Türkiye dâhil dış dünyadaki insani ve sivil diplomatik kanallarını kapatmaması ve bireysel tercihler üzerinden devletin uluslararası hukuki statüsünün riske atılmaması adına atılmış basiretli bir sivil refleks niteliğindedir.