Abhazya Devlet Üniversitesi, kentin ve ülkenin yakın tarihindeki en büyük trajedilerden biri olan Stalin dönemi siyasi baskılarını belgeleriyle ortaya koyan Prof. Dr. Ekaterina Bebia’nın yeni eserinin tanıtımına ev sahipliği yaptı.
Filoloji bilimleri doktoru, profesör ve Abhazya’nın emektar gazetecisi Ekaterina Bebia’nın kaleme aldığı “Geçmişin Gerçeği (Ихасхьоу аҵабырг)” adlı yeni kitabının tanıtım etkinliği akademik camiayı, devlet erkanını ve baskı mağdurlarının ailelerini bir araya getirdi. Rusça ve Abhazca dillerinde basılan 520 sayfalık bu anıtsal çalışma, yazarın 45 yıldır titizlikle sürdürdüğü “Abhazya’da Siyasi Baskı Kurbanları” belgesel-tarih serisinin dördüncü cildini oluşturuyor.
Araştırmacı Mançi Beniya ve Yuri Pkin’in hatırasına ithaf edilen eser; 1930 ve 1940’lı yıllardaki Stalin terörü döneminde Gagra, Pitsunda, yüksek dağ köyü Pshu ile Ldzaa, Alahadzı, Barmış, Blabırhua, Mgudzırhua, Cırhua, Huap, Aatsı, Anhua, Kındıg, Arasadzıh, Gup, Baslahu, Reka, Thina ve Adzyubja gibi köylerde trajik kaderlere mahkûm edilen Abhaz aydınlarının ve köylülerinin yaşam öykülerini mercek altına alıyor.
Kayıp Devlet Arşivinin Boşluğunu Dolduran Belgeler
Tanıtım etkinliğinin açılışında konuşan Ekaterina Bebia, bu yolculuğa kendisini yönlendiren yazar ve kamu figürü Şamil Piliya’yı anarak şunları ifade etti:
“Bu yol acı ve ıstırapla doluydu. O korkunç dönem Abhazya’nın en seçkin evlatlarını yok etti. Düşmanın tek bir amacı vardı: Abhazya’yı ele geçirmek ve burayı başka nüfuslarla ikame etmek. Araştırma sürecim psikolojik olarak çok ağır ve yaralayıcı geçti. Bilimin ve gazeteciliğin kelimelere yetmediği, gözyaşlarımı tutamadığım anlarda duygularımı şiirlerle dile getirdim.”
Abhazya Gazeteciler Birliği Başkanı Ruslan Haşig, yazarın bu çalışmasını “tarihi bir olay” olarak nitelendirdi. Haşig, Vatan Muharebesi döneminde çıkan yangında kül olan Abhazya Devlet Arşivi’nin yarattığı devasa boşluğun, Bebia’nın onlarca yıllık saha araştırmaları, gizli arşiv belgeleri ve sözlü tarih tanıklıklarıyla (İradion Lolua’nın hatıratı dahil) bir nebze olsun kapatıldığını vurguladı.
“Amaç Ulusal Eliti Yok Etmekti”
Kitabın sonuç bölümünü kaleme alan Dışişleri Bakanı Oleg Bartsits de törende yaptığı duygusal konuşmada totaliter rejimin hedeflerine dikkat çekti:
“Ekaterina Georgiyevna’nın emeği sayesinde kuru istatistiki rakamlar, insanların sesleri ve gözleriyle yeniden canlanıyor. Abhazya’da bu insanlık dışı eylemlerden etkilenmeyen tek bir aile dahi yoktur. Buradaki stratejik amaç; Abhazya’nın otokton (yerli) nüfusunu azaltmak ve ulusumuzu kendi elitinden —yani düşünen, üreten, ruhu hür insanlarından— mahrum bırakmaktı. Ancak bunu başaramadılar. Halkımızın ruhunun ne kadar güçlü olduğunu ulusal kurtuluş mücadelemiz ve Vatan Muharebemiz tüm dünyaya kanıtladı.”
Adzyubja Köyünün Ağır Bilançosu
Etkinliğin en hareketli anlarından biri, asrın trajedisinden en büyük darbeyi alan Oçamçıra bölgesine bağlı Adzyubja köyünden gelen davetlilerin onurlandırılması oldu. Prof. Bebia, bu küçük köyden tam 74 kişinin sürgün ve baskıya maruz kaldığını, 27’sinin ise kurşuna dizildiğini açıktı. Köyün köklü ailelerinden Maan soyadından 9, Canaşiya’dan 6, Katsiya’dan 5, Apşitsba’den 5, Tsaguriya’dan 4 ve Gabuniya’dan 4 kişinin geri dönemediğini belirten Bebia; etkinliğe katılan mağdur yakınları Oleg, Oksana, Aleksandr, Stella ve Saida Jvaniya’ya kitabın ilk nüshalarını imzalayarak takdim etti.
Badra Zurabovich Gunba, Rafael Manchovich Beniya ve Lyudmila Iradionovna Lolua’nın finansal katkılarıyla basılan eserin kapak tasarımı ise ünlü Abhaz sanatçı Batal Cagua tarafından gerçekleştirildi.
* Kaynak: Apsnypress 13.07.2026
[EDİTÖRDEN]
Stalinist terör dönemi (özellikle 1937-1938 Büyük Temizlik / Büyük Terör), sadece Abhazya ile sınırlı kalmayıp tüm Sovyetler Birliği genelinde uygulanan, muhalif veya “tehlikeli” görülen yüz binlerce insanın kurşuna dizildiği, milyonlarca kişinin ise Gulag çalışma kamplarına sürgün edildiği kitlesel bir tasfiye ve devlet terörü dönemidir. Bu dönem Abhazya tarih yazımında doğrudan doğruya bir “ulusal asimilasyon ve elit kırımı” dönemi olarak okunmalıdır. Dönemin Gürcistan SSC yönetiminin de desteğiyle yürütülen bu operasyonların temel amacı; bakanın da vurguladığı üzere otokton halkın entelektüel, idari ve kültürel öncülerinin tasfiye edilerek toprağın tarihsel hafızasından koparılmasıydı. Yakın tarihe ait mikro-tarih çalışmalarının, özellikle Adzyubja örneğinde olduğu gibi köy ve soyadı kayıtlı somut verilerle ve sivil sponsorluklarla (Beniya, Lolua aileleri vb.) desteklenerek basılması; toplumsal hafızanın korunması ve kayıp devlet arşivinin yarattığı boşluğun doldurulması açısından akademik bir zorunluluktur. Bu eser, baskıların sosyo-politik niteliğinin geleceğe aktarılmasında bir diğer kilometre taşıdır.