Abhaz Dili Tehlikede mi?

 

“Bir dili konuşanlar ne zaman onu kullanmaktan vazgeçerse,

daha az kullanmaya başlarsa,

bir nesilden başka bir nesle devretmeyi keserlerse,

dile yaşlı veya genç hiçbir yeni kullanıcı katılmazsa,

o dil yok olmaya yüz tutmuştur.’’

 

UNESCO tarafından  her yıl 21 Şubat tarihi Uluslararası Anadil Günü olarak açıklanmıştır. Uluslararası Anadil Günü her yıl UNESCO üyesi ülkeler tarafından kutlanmaktadır.

Neden 21 Şubat dersek, Bangladeş’in Pakistan’ın bir parçası olduğu yıllara gitmemiz gerekir. Bu dönemde baskılanmaya çalışılan Bengali dilini kullanabilmek için, güçlü bir dil bilinci olan Bangladeş’liler Bengal Dil Hareketi’ni başlatmış, 21 Şubat 1952’de Bengal dilinin ve alfabesinin yazımını sürdürmek amacıyla yapılan protestolarda polisle çatışan, çoğu üniversite öğrencisi birçok insan ölmüştür. 17 Kasım 1999’da alınan bir kararla 21 Şubat  UNESCO tarafından Uluslararası Anadil Günü ilan edilmiştir.

“Dil çeşitliliği insanlığın vazgeçilmez mirasıdır” diyen UNESCO’nun 2013 yılı itibarıyla dillerle ilgili yayınladığı ilginç verilere bir göz atalım:

·         Dünya üzerinde yaklaşık 6000 dil bulunuyor.

·         Uzmanlar günümüzde kitlesel boyutta bir dil kıyımı yaşandığına ve bu dillerin hemen hemen yarısının bu yüzyıl içinde yeryüzünden silineceğine dikkat çekiyorlar.

·         Her iki haftada bir, dünyada 1 dil yok oluyor.

·         Dünya üzerinde tek kişinin konuştuğu 51 dil var ve bunların 28’i Avustralya’da.

·         Avustralya’daki yüzlerce yerli Aborjin dili yok oldu. Son yıllarda alınan tedbirlere rağmen bu dillerde hala büyük risk söz konusu.

·         Dünyada 100’den daha az kişinin konuştuğu dil sayısı yaklaşık 500.

·         1500 dilin konuşan sayısı 1000 kişiden az.

·         3000 dilin konuşan sayısı 20 binden az.

·         5000 dilin konuşan sayısı ise 100 bin kişinin altında.

·         Afrika’da konuşulan 1400 civarındaki yerli dilinin sayısı son yıllarda 500-600’e indi. Bu dillerden 250’si yok olma tehlikesiyle yüz yüze.

UNESCO’nun uzman grubu, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan diller için şöyle bir tanım sunuyor:

“… bir dili konuşanlar ne zaman onu kullanmaktan vazgeçerse, daha az kullanmaya başlarsa ve bir nesilden başka bir nesle devretmeyi keserlerse, dile yaşlı veya genç hiçbir yeni kullanıcı katılmazsa, o dil yok olmaya yüz tutmuştur.’’

Bir dilin, yok olma tehlikesi var ya da yok diye sınıflandırılabilmesi için belli bir tanım veya eşik olmamasına rağmen 3 ana ölçüt bu tanımlamayı yapabilmek için kılavuz olarak kullanılıyor:

1-       Hala yaşayan ve bir dili anadil olarak konuşan insan sayısı,

2-       Bu dili konuşan insanların ortalama yaşı,

3-       Akıcı bir şekilde bu dili konuşan genç neslin sayısının yüzde kaç olduğu.

Buna karşın, eğer topluluk anadil olarak belli bir dili kullanıyorsa ve bu topluluktaki bütün çocuklar ilk olarak ya da sadece bu dili biliyorlarsa, sadece 100 kişinin konuştuğu bir dil bile çok canlı bir dil olarak nitelendirilebilir.

UNESCO’nun hazırladığı Tehlike Altındaki Diller Dünya Atlası’nın Mart 2013 versiyonuna göre, kaybolmanın eşiğinde 2 bin 474 dil var. Bu dillerin adı, konuşulduğu bölge ve yok olma tehlikesine göre listelendiği atlasta Türkiye’de de yok olmuş veya yok olma tehikesi altında 18 dil olduğu belirtiliyor.

Bu diller şöyle sıralandı: Abhazca-Abazaca, Adıgece-Kabardeyce, KapadokyaYunancası, Gagavuzca, Hertevince, Hemşince, Ladino, Lazca, Mlahso, Pontus lehçesi, Romanca, Suret, Turoyo, Ubıhça, Batı Ermenicesi, Zazaca.

BHC/APH

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir