Abhazya Başbakanı Vladimir Delba, Abhaz girişimcilerle bir araya gelerek iş dünyası ve hükümet arasındaki temel sorunları masaya yatırdı. Güven tazeleyen bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, ekonominin güçlendirilmesi için atılacak yeni adımlar ve 2026 yılı destek paketleri açıklandı.
Toplantının açılışında konuşan Başbakan Delba, mal üretimi ve hizmet sunumunun sadece ekonomik bir faaliyet değil, ulusal ekonominin gelişimi için hayati bir uyarıcı olduğunu belirtti. Delba, “Zorlu bir dönemden geçiyoruz; bu süreç çabaların koordinasyonunu, esnekliği ve devlet ekonomisini güçlendirecek büyük ölçekli projelerin hayata geçirilmesini gerektiriyor,” dedi. 3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşen Abhazya Uluslararası Ekonomi Forumu’nun ülkenin yüksek yatırım potansiyelini kanıtladığını belirten Başbakan, imzalanan anlaşmaların hızla somut eylemlere dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
2026: Tarım Yılı ve Devlet Destekleri
Başbakan Delba, 2026 yılının Abhazya’da “Köy Yılı” (Tarım Yılı) ilan edildiğini hatırlatarak, iş dünyası ile tarımın uyumlu bir şekilde geliştirileceğini ifade etti.
Ekonomi Bakanı Teymuraz Mikvabiya ise 2026 yılında uygulanacak destek önlemlerinin detaylarını paylaştı:
- Düşük Faizli Krediler: Rus finans kuruluşları aracılığıyla 50 milyon Ruble ve üzerindeki projelere düşük faizli kredi imkanı sunulacak. Başvurular alınmaya başlandı.
- KOBİ Desteği: Yerel bankalar üzerinden %10 faiz oranı ve 5 yıla kadar vade ile kredi sağlanacak. Devlet, faiz yükünün bir kısmını üstlenecek.
- Ekipman ve Turizm Altyapısı: Ekipman alımlarına sübvansiyon verilmeye devam edilecek. Ayrıca, özellikle doğu bölgelerinde turizmi canlandırmak için prefabrik/hafif yapı konaklama tesislerinin maliyetinin %50’si devlet tarafından karşılanacak.
- İhracat Desteği: Yerel üreticilerin dış pazara açılması için izin belgeleri, uluslararası fuar katılımları ve adrese dayalı yardımlar planlanıyor.
Toplantıda iş dünyasının en büyük taleplerinden biri olan “bürokrasinin azaltılması” konusu da gündeme geldi. Abhazya Girişimciler Derneği Başkanı Roman Kaçarava, ST-1 sertifikalarının elektronik ortama taşınması gerektiğini, bunun ihracat ve ithalatı hızlandıracağını belirtti.
Devlet Gümrük Komitesi (GTK) Başkan Yardımcısı Temur Dgebiya, 1 Mayıs’a kadar gümrük işlemlerinin otomasyonuna dair projeyi Bakanlar Kurulu’na sunacaklarını müjdeledi. Ayrıca, tekstil ve inşaat malzemelerindeki gümrük vergisi indirimlerinin ardından, ikinci aşamada alkollü içecekler ve otomobil ithalat vergilerinin de gözden geçirileceği açıklandı.
İstatistik Komitesi Başkanı Kama Gogiya ise iş dünyasına önemli bir uyarıda bulundu. Bazı büyük ölçekli işletmelerin gerçeği yansıtmayan finansal tablolar sunduğunu belirten Gogiya, “Milyarlık cirosu olan işletmelerin, çalışanlarına aylık 2.500 ruble maaş verdiğini göstermesi kabul edilemez. Geçim sınırının 20 bin Ruble olduğu ülkemizde, bu rakamlar gerçek dışıdır,” diyerek şeffaflık çağrısı yaptı.
Bankacılık konusunda görüşlerini açıklayan Universal Bank Gözetim Kurulu Başkanı Arsou Haşba ise, hükümetin diyaloğa açık olmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Haşba, özellikle uzun vadeli projeler için bir “Devlet Garanti Fonu” kurulmasını önererek, bu fonun bankaların riskini azaltacağını ve girişimcilerin krediye erişimini kolaylaştıracağını savundu.
Başbakan Delba, bu tür tematik toplantıların düzenli olarak devam edeceğini belirtti ve Abhazya ekonomisine katkı sunan tüm girişimcilere teşekkür ederek toplantıyı sonlandırdı.
Kaynak: Apsnypress 21.04.2026
Başbakan Vladimir Delba başkanlığında gerçekleşen bu buluşma, yalnızca Abhazya’nın Rusya ile yürüttüğü ekonomik uyum sürecinin göstergesi değil; dijitalleşme, şeffaflık ve bölgesel kalkınma odaklı yeni bir dönemin stratejik yol haritasıdır. Gümrüklerde ST-1 belgelerinin dijitalleşmesinden turizmde çevreci ve hafif yapılaşmaya sunulan %50’lik devlet teşvikine kadar uzanan bu hamleler, 2026 “Köy Yılı” vizyonuyla birleşerek ekonomiyi daha dirençli bir zemine taşımayı hedeflemektedir. Özellikle milyarlık cirolara karşılık düşük gösterilen maaşlara yönelik sert uyarılar ve önerilen Devlet Garanti Fonu, yönetimin iş dünyasından sadece “yatırım” değil, aynı zamanda tam bir “şeffaflık ve kurumsal disiplin” beklediğini açıkça kanıtlamaktadır.