Papba Engin Özkoç: “Türkiye’de yaşıyorum ama Abhazya’ya aitim””

TBMM Sakarya Milletvekili Engin Özkoç ile fondapsny.org tarafından yapılan güzel söyleşinin tamamını siz değerli okurlarımızla paylaşıyoruz:

Öncelikle böylesine yoğun bir gündeme rağmen bizleri kabul ederek sorularımızı cevapladığınız için teşekkürlerimi sunuyorum. 1 Kasım günü gerçekleşecek olan parlamento seçimlerinde CHP’den tekrar adaysınız, bu yüzden de başarılar diliyorum.

-Ben de sizlere teşekkür ederim. İfade ettiğiniz gibi 1 Kasım günü TBMM seçimleri gerçekleşecek. Ben de üçüncü kez CHP’nden aday gösterilmiş durumdayım. Seçimlerde başarılı olacağımıza dair hiç şüphem yok. Seçimlerin sonucunda ise ilk fırsatta Abhazya’ya gelmeyi düşünüyorum. Vatanımızı çok özledim, bu yüzden de hiç vakit yitirmeyeceğim.

Davranışlarınızda nerede olursanız olun tarihi vatanınıza olan sevgi ve bağlılığınız hemen göze çarpıyor. TBMM üyesi olmanıza rağmen köken olarak Abhaz olmanız ve halkınızın çıkarları için mücadeleden asla geri durmamanız nasıl açıklanabilir?

-Uzun söze ne gerek var?! Ben bir milletvekili olarak Türkiye’nin kalbi olan Ankara’daki meclis kürsüsünden daha ilk konuşmamda Abhaz kökenli olduğumu ifade ettim. Evet; ben Abhazım, atalarım büyük sürgünde Türkiye’ye gelerek bu topraklara yerleştiler. Sülale adımız da Papba (Taskuaçyıpa). Ben Türkiye’de yaşıyor olsam da aslında Abhazya’ya aidim, kalbim hep vatanımda.

Abhazya’ya ilk kez ne zaman geldiniz? O ilk andaki duygularınızı bizlerle paylaşır mısınız?

-O zaman Adapazarı Belediyesinde görev yapmaktaydım. Bir gün belediye başkanımıza atavatanım Abhazya’yı görmek istediğimi ifade ederek kendisinden gidiş için izin istedim. Kabul etti. Hatta kendisi de önümüze geçerek meclis üyeleri ve toplum önderleri ile birlikte kalabalık bir grup halinde Abhazya’yı ziyaret ettik. Tabi bütün bunlar savaştan önceydi. Oral Bganba ile birlikte Abhazya’ya ilk adımlarımızı attığımızda nasıl gözyaşı döktüğümüzü hatırlıyorum. O dönemler yaşadıklarımız rüya mı yoksa gerçek mi onu bile ayırt edemeyecek durumdaydık. Sohum’daki stadyuma futbol karşılaşması izlemeye götürülmüştük. Büyük bir kalabalık vardı. Orada sessizce Abazaca konuşanlara kulak kesiliyor, “gerçekten de vatanımızda mıyız, yoksa rüya mı?” diye kendime sormadan edemiyordum. O sırada bizim stadyumda olduğumuz da duyulmuş, “Türkiye’den kardeşlerimiz Engin Papba ve Oral Bganba aramızdalar” diye duyuru yapılmıştı. Bütün stad adeta alkıştan inliyordu. Futbolcular bile maça ara verip gelip bizi selamladılar. O günleri yaşamım boyunca asla unutamam. Gerçekten inanılır gibi değildi.

O dönemler nasıl bir sevgi selinin olduğunu ifade ettiniz. Şimdilerde ise gidiş gelişler çok daha kolaylaştı ve sıklaştı. Siz bir milletvekili olarak bu süreci nasıl yorumluyorsunuz?

-Ben her şeyden önce Abhazya’daki soydaşlarımızla Türkiye’deki kardeşlerinin arasındaki ilişkilerin gelişimine katkı vermeye çabalıyorum. Bu yüzden deniz ve hava ulaşımının önündeki engellerin kaldırılması için yeni dönemde meclise tekrar bir önerge sunmayı planlıyorum. Bu konuda o kadar çok koşturuyorum ki bazen şakayla karışık “TBMM’nde Abhazya Parlamentosu adına mı görev yapıyorsun?” diye takılıyor arkadaşlar. Ama gerçekten de öyle çalışıyorum.

Abhazya bu gün bağımsız bir devlet. Bir çok ülke tarafından da resmen tanınmış durumda. Bu konuda neler söylersiniz?

-Abhazya’nın bağımsızlığının tüm dünya tarafından kabul edilmesi gerekir. Kısa süre içerisinde Ankara’da Abhazya’nın diplomatik misyonunun açılmasını sağlayacağız. Abhazya ile ilgili tüm resmi işlemler bu misyon tarafından yürütülecek. Bu şekilde Abhazya’nın tanıtımına da katkı vermiş olacağız diye düşünüyorum. Yine bir süre önce değişik partilerden miletvekili arkadaşlarımla birlikte Abhazya’yı ziyaret edip çeşitli görüşmelerde bulunduk. Milletvekili dostlarım orada gördüklerini ve yaşadıklarını hala hayranlıkla anlatmaktalar. Her zaman da Abhazya için her türlü desteği vereceklerini dile getirmekteler. Kısacası önümüzdeki dönemde yapacak çok işimiz var.

Ayrıca çabalarımız sonucu Sakarya Üniversitesi’ne çok sayıda Abhazya’lı gencimiz girmeyi başardı. Bu durum bizleri oldukça gururlandırıyor. O gençlerimizin yüksek eğitim alarak Abhazya’nın hizmetine koşacak olmaları ve bizlerin de bunda bir nebze olsa payımızın olması gerçekten mutluluk verici.

Bu arada hangi köyde yaşamaktasınız?

-Ben Kayalar köyündenim. Tamamen Abhazlardan oluşan bir köydür. Bu yüzden örfümüzü adetlerimizi yaşayabiliyor, Abhazlığımızla gurur duyabiliyoruz. Yaşlılarımızla’da her zaman gurur duyuyoruz. Ben Üniveristeyi Eskişehir’de okudum. Ekonomi tahsil ettim. Daha sonra da çeşitli alanlarda görev yaptım. İki kez de parlamentoya seçildim. Şimdi üçüncü kez adayım ve inşallah seçimlerden sonra alnımın akıyla miletvekili seçilerek Abhazya’yı tekrar ziyaret edeceğim.

Abhazya’da yaşayan halkınıza söyleyeceklerinizi memnuniyetle dinlemek isteriz.

-Onları gerçekten çok özledim. Belki mesafe olarak biraz uzak durumdayız, ama her zaman gönüllerimiz bir ve beraber. Tarihsel fırtınalar bizleri ayrı yerlere savurduysa da, bizler her zaman tek parçayız. Evimde Abhazya resimleri ile hasret gideriyorum. Oradaki kardeşlerime selamlarımı ve sevgilerimi iletiyorum ve inşallah en kısa sürede tekrar görüşmeyi diliyorum. Abhazya ve Abhaz halkı çok zorlu dönemler yaşadı, ancak umarım bundan böyle Allah’ın da yardımıyla herşey çok daha güzel olacak!

Sözlerinizi büyük bir mutlulukla dinledik. Bu söyleşi için tekrar teşekkür ediyor ve sizlere başarılar diliyoruz.

Kaynak: fondapsny.org

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir