Ünlü Abhaz ressam Aleksandr Çaçba’nın heykeli 24 Aralık 2013 günü Abhaz Devlet Müzesi’nin yanında açıldı. Heykel Abhaz heykeltıraş Amiran Adleyba tarafından yapıldı. Açılışa çok sayıda Sohumlu katıldı ve heykelin üzeri kısa sürede çiçek bahçesine döndü. Bu açılış 101 yıllık ömrünün neredeyse 100 yılını sürgünde, vatanına hasret geçiren Abhaz ressam ve veliaht prensi Aleksandr Çaçba’nın hüzünlü öyküsünü bir kez daha hatırlattı:

1810 yılında Abhaz prensinin, Rusya’nın koruması altında girmesi ve Abhaz halkının büyük bir bölümü tarafından bu girişimin kabullenilmemesi yüzünden Abhazya 19. yüzyılın tamamını savaşlarla geçirdi. Bu savaşlar ülkenin yakılıp, yıkılmasının yanı sıra özellikle istikameti o zamanki Osmanlı topraklarına doğru olan büyük sürgünlere yol açtı. 1864 yılında Abhaz Prensliği, özerkliğini tümden kaybetti ve Rus İmparatorluğu’nun Sohum Askeri İdaresi adını aldı. Sürgünlerin sadece bazıları Şubat 1917’deki ilk Rus devriminden sonra evlerine dönebildi. Geri dönenler arasında veliaht prens olmanın ötesinde profesyonel ressam, grafiker, tasarımcı, sanat eleştirmeni ve 1907-1918 arasında Petersburg’ta Rus imparatorluğu tiyatroları Mariyinsk ile Aleksandrinsk’in önde gelen sahne grafikeri olan Alexander K. Çaçba da vardı. Kendisi son Abhaz kralının oğluydu. Çaçba Sohum’a geldikten sonra, şehirdeki kültürel ve eğitimsel faaliyetlerde aktif bir rol aldı.
Aleksandr Çaçba vatana döner dönmez isminin kendisine yüklediği ağır siyasi sorumluluklarla da karşı karşıya kaldı. Abhazya’nın bir var olma savaşı verdiği o ortamda bu sorumluklara sırt dönmesi düşünülemezdi. Aslında bir sanatçı olmasına rağmen kendisini politikanın içinde buldu. Sohum’da, “Abhaz Halkının Kongresi” 8 Kasım 1917’de toplanmıştı. Kongre, çalışmalarının sonunda sonradan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’ne dönüşecek olan Kafkasya Dağlı Halkları Birliği’ne katılma kararı almış, birliğin yerel iktidar organı olarak görev yapacak olan Abhaz Halk Konseyi’ni oluşturmuştu. Kongre sonunda, Abhaz Halk Konseyi Başkanlığı’na da Aleksandr Çaçba getirilmişti.
“Abhaz Halkının Kongresi” yayınladığı bildiride Abhaz Halk Konseyi’ne şu görevleri vermişti:
“…Birçok şeyin daha kurulmadan çöktüğü, birçok şeyin yeniden kurulduğu, tüm Rusya gibi Abhazya’nın yaşam koşulları ve ortamının da kökten değişimlere uğradığı bu yaşanan hareketli dönemde, her halk, çıkarlarının suikastlardan zarar görmemesi ve Rusya’nın yeni temeller üzerinde kurulması sırasında unutulmaması için gerekenleri duyarlılıkla yerine getirmek durumundadır.
Abhaz halkı, haklarını savunmak durumunda kalırsa, kardeşleri olan Kuzey Kafkasya ve Dağıstan halklarının kendisine yardım edeceklerinden emindir. Abhaz Halk Konseyi’nin gelecekteki en önemli görevlerinden biri de Abhaz halkının kendi kaderini kendisinin belirlemesi yolunda çalışmaktır…
Abhaz halkı, Birleşik Kuzey Kafkasya, Dağıstan ve Abhazya Dağlıları’nın Birliği’ne dahildir ve elbette ki kuzeydeki kardeşleriyle en sıkı bağları korumak durumundadır.”
Abhaz Halk Konseyi Başkanı Aleksandr Çaçba da 19 Kasım 1917’de Tiflis’e giderek Gürcü Milli Konseyi’nin açılış toplantısına katılmış ve konuşmasında şunları söylemişti:
“Sizleri Abhaz Halk Konseyi Adına selamlamaktan onur duyuyorum. Birleşik Kafkasya Dağlı Halkları Birliği’nin bir bölümünü oluşturmakta olan Abhaz halkı, güzel Gürcistan’ın kendi kaderini kendisi belirleme yolunda atmış olduğu bu ilk adımı kutluyor…
Abhazlar kuzeydeki kardeşleriyle birleşmeyi düşündüklerinden, soylu Gürcü halkını da Kafkasya halklarının genel birliğine katılmaya ikna etmek istiyorlar. Abhazya ise gelecekte Birleşik Kafkasya Dağlıları Birliği’nin eşit hukuklu ve kendini yönetme hakkına sahip bir üyesi olmayı tasarlamaktadır.”
Ne var ki Aleksandr Çaçba’nın şahsında Abhaz halkının gösterdiği bu dostça tavra Batı destekli Menşevik Gürcistan’ın 1918 yılında yanıtı alçakça bir saldırı ve katliam oldu. Abhaz Halk Konseyi Sohum’daki iktidarını kaybetti ve onun başkanı Aleksandr Çaçba sadece bir yıl kalabildiği anavatanını bir kez daha terk etmek zorunda kaldı. Abhazya’da bu kadar kısa bir süre kalmasına rağmen resim derslerine kendisinin girdiği bir çocuk sanat okulu açmayı başarmıştı. Sürgünde maddi zorluklar içinde ihtiyacı olmasına rağmen eserlerini satmadı, vatanına miras olarak kalmasını vasiyet etti. Ölümünden sonra eserlerinin önemli bir bölümü kızı sayesinde Abhazya’ya ulaştı ve kendisi de ressam olan Demosfen Zaytsev tarafından Abhaz Devlet Müzesine bağışlandı. Yine de Aleksandr Çaçba’nın eserlerinin bir bölümü Sohum dışında, Moskova, Kiev müzelerinde bulunduğu gibi bazıları da Paris ve Cannes şehirlerinde şahsi koleksiyonlarda saklanmaktadır.
Aleksandr Çaçba 101 yaşında sürgünde yaşadığı Monako’da hayatını kaybetmiştir. 12 Mayıs 1985 senesinde naaşı vatanı Abhazya’ya getirilmiş ve binlerce kişinin katıldığı bir törenle Sohum’da Ulusal Müzenin yanına tekrar defnedilmiştir. İşte bugün Sohum’da açılan ve açılır açılmaz da üzeri bir çiçek bahçesine dönen Aleksandr Çaçba heykeli, ünlü Abhaz sanatçının bu ebedi istirahatgahının üzerinde yükselmektedir.
