Adige, Abhaz ve Kuzey Kafkas halklarının yaşıdığı tarihi trajedi, 151. yılında tekrar hatırlandı.
Büyük sürgünde vatanlarından koparılıp, dünyanın değişik ülkelerinde yaşamak zorunda bırakılan dedelerini, onların bıraktığı yerden devam etmek üzere vatanlarına dönen torunları, 151 yıl sonra bir kez daha buruk bir yürekle andılar.
Abhazya’nın başkenti Sohum’da sabah saatlerinde Geri Dönüş Devlet Komitesi (Demografya) önünde toplanan bir grup Türkiyeli, Suriyeli Abhazlar, Adige ve Abhaz bayraklarıyla sahildeki sürgün anıtına yürüdüler. Burada bekleyen kalabalık halk kitlesi, protokol ve okullardan, resmi dairelerden gelen temsilci gruplarla birlikte tören alanını doldurdu. Küçük gruplar halinde anıta çiçekler kondu. Ağıtlar eşliğinde günün anlam ve önemi ile ilgili konuşmalar yapıldı, şiirler okundu, duygulu anlar yaşandı. Cumhurbaşkanı Raul Hacimba, bazı Bakan ve Milletvekilleri, resmi kurum ve sivil toplum temsilcileri de tören alanında hazır bulundular.
Resmi törenin ardından toplu halde Abhazya’nın ünlü şairi Ruşbi Sımır’ın yazdığı “Sımra” adlı oyunu izlemek üzere Abhaz Tiyatrosu’na gidildi. Bu oyun, yazarın yıllar önce Türkiye’ye gidişinde kendisine eşlik eden ve Abazaca tercümanlığını yapan Semra Apiş’ten ilham alarak kaleme aldığı hikayeden sahneye uyarlanmıştı. Hatırlanacağı gibi Abhaz Tiyatrosu’nda beğenilerek izlenmeye devam eden oyunun ilk gösterimi, yazarın doğum gününde yapılmış, Türkiye’den onur konuğu olarak eşiyle davet edilen ve oyundan haberdar olmayan Semra Apiş’e de duygu dolu bir sürpriz olmuştu. Oyunu beğeniyle izleyenler, akşam yine sürgün anıtında ve sahilde yapılacak tiyatral törende biraraya gelmek üzere dağıldılar.
Akşam saatlerinde sahilde toplanılarak sürgün anıtına gidildi. Geleneksel kıyafetleriyle ve bayraklarıyla kortejin önünde bulunan genç grubun arkasında, ellerinde meşaleleriyle askerler ve kalabalık halk grubu, sahilde hazırlanan büyük meşale yığınının etrafında toplandılar. Kurulan büyük ekranda ünlü yazar Bagrat Şinkuba’nın sürgünü anlatan “Son Ubıh” adlı romanından uyarlanan tiyatral bir slayt gösterisi izlendi. Havanın kararmasıyla, meşalelerle büyük sürgün ateşi yakıldı, aynı anda gençlerin ellerindeki mumlar ve çiçekler denize bırakıldı. Bir daha böyle acıların yaşanmaması dilekleriyle anma töreni sonlandırıldı.
BB/APH