Kadim dillerin dijital dünyadaki varlık mücadelesi, günümüz teknoloji çağının en hayati konularından biri haline geldi. Geleceğin trendleri ve yapay zekâ odaklı yayın yapan “Futurating” platformu, Abhaz dilini yapay zekâ teknolojileriyle dijital izolasyondan kurtarmayı hedefleyen kapsamlı bir projeyi mercek altına aldı. Platform, projenin başındaki isim olan tanınmış Abhaz medya yöneticisi, gazeteci ve Abhazya Cumhuriyeti Kamu Odası Üyesi Anna Gunia ile dilsel çeşitliliğin ve kültürel kodların gelecek nesillere aktarılması üzerine ufuk açıcı bir söyleşi gerçekleştirdi.
Rusya Başkanlık Grantları Fonu (“Yaratıcılar” yarışması) ile Abhazya Geri Dönüş (Repatriasyon) Fonu tarafından desteklenen “Geleceğin Abhaz Dili” projesi, uzman bir ekiple dil mirasının dijitalleştirilmesi ve bu benzersiz arkaik dilin modern sinir ağlarına entegre edilmesi için çalışıyor. Amaç, genç kuşağın ana dilini dijital ekosistemde özgürce kullanabilmesini sağlamak.
Bu stratejik dönüşümün detaylarını, karşılaşılan zorlukları ve Abhaz kültürünün geleceğini Anna Gunia’nın ağzından aktarıyoruz:
Dijital İzolasyona Karşı Yapay Zekâ Can Simidi
– Anna Hanım, sizce yapay zekâ ve makine öğrenimi teknolojileri, önümüzdeki 5-10 yıl içinde küçük ve arkaik dillerin dijital izolasyon sorununu nasıl çözecek?
– Yapay zekanın küçük diller için gerçek bir cankurtaran simidi olduğuna inanıyorum. Çeşitli metodolojiler ve geleneksel fonlar dahil eski yöntemler artık somut bir sonuç vermiyor; oysa dijital teknolojiler tamamen yeni ufuklar açıyor. Küçük dillerin şu anda sesli asistanlar veya kaliteli internet çevirisi gibi temel dijital araçlara erişimi yok. Yapay zekâ ise sınırlı veri setlerinde bile hızla öğrenme yeteneğine sahip. Bu durum, teknolojiye entegrasyon sürecini onlarca yıldan 5-10 yıla kadar indiriyor.
Hedefimiz; çocukların zorla değil, kendi alışkın oldukları dijital çevrede ilgiyle öğrenebilecekleri kullanışlı sözlükler, oyunlar ve masallar oluşturmak. Şu anda Abhazca dijital bir izolasyon içinde, öğrencilerin kullandığı akıllı cihazlarda yer almıyor. Bizim görevimiz bu ekosistemi kökten değiştirmek.
Dilin Fonetik Yapısı ve “Doğrulama” Aşaması
– “Geleceğin Abhaz Dili” projesinin önündeki temel zorluklar nelerdir? Sonültâ bu proje, ortak kültürel mirası kaybetmemek adına diğer diller için de bir model olabilir.
– En büyük zorluklar Abhaz dilinin yapısal ve dilbilimsel özelliklerinden kaynaklanıyor. Fonetik olarak çok karmaşık bir dil; ünsüzlerin, ıslıklı, sürtüşmeli ve gırtlaksı seslerin yoğunluğu yapay zekanın sesi doğru tanımasını ve üretmesini zorlaştırıyor. Ayrıca morfo-sentaks (biçimbilim-sözdizim) sorunumuz var: Bizde tek bir fiil, koca bir cümlenin anlamını tek başına taşıyabilir. Şu anda yapay zekâ modelinin bu yapıyı ne kadar etkili “hissedebileceği” ve doğru çevirebileceği konusunda henüz tam olarak emin değiliz.
Ancak olumlu bir dinamik görüyoruz. Daha bir yıl önce yapay sinir ağları Abhaz alfabesi yerine anlamsız simgeler çıkarırken, şimdimetni doğru görüntülüyor ve hatta ifadelerin anlamını yorumlamaya çalışıyor. Şu an “doğrulama” (validasyon) aşamasındayız. Ekibimiz, hedeflediğimiz 3 milyon cümlenin 1,5 milyonundan fazlasını içeren devasa bir dil veri tabanı (korpus) oluşturdu ve yapay zekanın bu verileri nasıl “özümsediğini” test ediyor. Bir ay içinde, yapay zekanın çeviri kalitesini ve veri tabanını mevcut formatta büyütmeye devam edip etmeyeceğimizi netleştirmiş olacağız.
Yeni medya platformlarının ve otomasyonun Abhaz gazeteciliğine etkisi de oldukça kritik bir soru işareti. Genel olarak, modern gazetecilerin kullandığı araçlar işi kolaylaştırıyor ve verimliliği artırıyor.
Medyada Dijital Uçurum ve Fırsat Eşitliği
– Sizce gazeteciler öncelikle geleceğin çok dilli olmasını sağlamaya mı odaklanmalı?
– Burada ciddi bir anlamsal ve teknolojik uçurum var. Rusça çalışan gazeteciler teknolojinin tüm nimetlerine erişebiliyor: Yapay zekâ sayesinde röportajları anında deşifre ediyor, uzun kayıtlarda aradıkları fragmanları buluyor veya gelişmiş metin editörleri kullanıyorlar. Bu da onların daha hızlı ve kaliteli gelişmesini sağlıyor.
Abhaz dilinde yayın yapan medya için ise durum çok farklı. Dijital izolasyon ve gelişmiş bir Abhaz dijital dilbiliminin olmaması nedeniyle, yapay zekâ henüz dilimizi “anlamıyor”. Sonuç olarak, Abhazca çalışan gazeteciler deşifreden alıntı aramaya kadar tüm ham işleri manuel yapmak zorunda kalıyor. Rusça çalışan bir meslektaşımızın programlar yardımıyla bir günde yaptığı iş, bizde üç günü bulabiliyor.
Şu anda Abhazca gazetecilik yapmak, tüm bu zorluklara rağmen genellikle tamamen vatanseverlik duygusuyla yapılan bir seçim. Amacımız bunu değiştirmek. Abhaz dijital dilbiliminin geliştirilmesi stratejik bir görevdir. Bu araçları uygulamaya koyduğumuz an, Abhazca içerikler diğer dillerdeki materyallerle eşit düzeyde rekabet edebilir hale gelecek ve gazeteciliğimizi bugünkü sıkışmışlığından çıkarabileceğiz.
Dünyanın Ruhsal Sağlık Merkezi: “Apsuara”
– Gelecek için yaratıcı endüstriler bir lokomotif mi olacak, yoksa geçici bir moda mı?
– Bizim için yaratıcı endüstriler sadece bir eğlence aracı değil; dünyaya açılan stratejik bir kapıdır. Birilerinin gelip hakkımızda film çekmesini beklemeden, kendi hikayemizi bağımsızca anlatmamızı sağlayan bir araçtır. Abhazya ile küresel topluluk arasında, buranın sadece deniz ve plajlardan ibaret olmadığını, derin anlamlar barındırdığını gösteren bir köprüdür.
Buradaki temel potansiyel, felsefemiz olan “Apsuara”da gizlidir. Apsuara sadece bir onur kodu değil; doğaya (“Apsabara” – ruhu görmek) ve insana yaklaşımı içeren benzersiz bir manevi gelişim sistemidir.
Dünya için, insanların sadece fiziksel dinlenme için değil, aynı zamanda ruhsal sağlık için de geldikleri bir tür “Tibet” olabiliriz. Biz bu tür proje faaliyetleri, eğitimler ve modern içerikler üreterek ülkemizin kalkınması için doğru yolu, yani geleceği inşa ediyoruz.
Gelenek ve Teknolojinin Dengesi
– Anna Hanım, neden geleceğin yapay zekâda olduğunu düşünüyorsunuz?
– Biz Abhazlar, gelişimi içtenlikle seven ve yeni olan her şeyi özümsemeye istekli bir halkız. Teknolojiye yabancı değiliz ve büyüme fırsatlarını gördüğümüz an onu hemen benimsiyoruz. Bu her nesil için geçerli; örneğin 74 yaşındaki annem bile WhatsApp, Instagram ve Facebook’u aktif olarak kullanıyor. Dünyaya kapanmıyoruz, aksine sınırlı kaynakları yeni fırsatlara dönüştürmek için dijital araçları hayatta kalma ve gelişme amacıyla kullanmaya çalışıyoruz.
Bununla birlikte, dijitalleşme bizim sarsılmaz temelimiz olan akrabalık ilişkilerimizi asla etkilemiyor. Bizim için kuzenler, uzak akrabalar veya sadece aynı soyadını taşıyan kişiler bile kardeştir ve bu bağ her zaman önceliklidir. Canlı teması koruyoruz; teknoloji ne olursa olsun yüz yüze görüşmek zorundayız. Gelenek ile modernlik arasında başarılı bir denge kuruyoruz. Duruşumuz net: Dijitalleşme hem şimdi hem de gelecekte geleneklerimizi ve samimiyetimizi yok etmek yerine, onları korumamıza yardımcı olmalıdır. Ve bana göre bu, dünyadaki her insanı ilgilendiren bir konudur.
* Kaynak: Fururating.com (Apsnypress aracılığıyla) 04.05.2026
[DERKENAR]
Abhaz dilinin dijital dünyadaki varlık mücadelesi, sadece bir dilin korunması değil, aynı zamanda kadim Apsuara felsefesinin küresel ölçekte temsili açısından hayati önem taşımaktadır. Yapay zekâ tabanlı bu proje, Kafkas dillerinin dijital geleceği adına öncü bir model teşkil etmektedir.