Abhazya’nın başkenti Sohum’da düzenlenen Kunaki Sinema ve Televizyon Festivali ödül töreniyle sona erdi. Festival özel ödülü Kafkasya sinemasına katkılarından dolayı Abhazya Halk Sanatçısı, Vyaçeslav Ablotia’ya verildi.

2007 yılından beri yapılan ve bu yıl üçüncü defa Sohum Filarmoni Sarayı’nda düzenlenen festivalin kapanışını da, açılışta olduğu gibi Cumhurbaşkanı Raul Hacimba yaptı. Hacimba kapanış konuşmasında festivalin 2019 yılına kadar Abhazya’da yapılabileceğini söyledi.

Ödül töreninde yönetmenler de kısa birer konuşma yaptılar. Festivalde ödül alan filmlerin Abhaz Devlet Televizyonu’nda gösterileceği bildirildi.

Festivalin organizasyon komitesi başkanı Sulieta Kusova-Çuho ise konuşmasında, bı yılki festivale öğrencilerin çok ilgi gösterdiğini belirterek gelecek yılki festivale öğrencilerin, cep telefonlarıyla çekecekleri kısa filmlerle katılabilmelerine imkan sağlamak istediklerini, organizasyon komitesiyle böyle bir kategori açmak konusunda konuşacaklarını söyledi.

Kaynak: Sputnik Apsny

 

 

Kategori Haberler

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya ve Abhazya ordularının ortak bir askeri güç grubu oluşturmasını öngören anlaşmayı onayladı.

Anlaşmaya göre ortak güç, askeri saldırılara cevap verilmesi gereken durumlarda ve her iki taraftan birinin askeri güvenliğine yönelik tehditler karşısında harekete geçirilecek.

Anlaşma, Kasım 2015'te Moskova'da imzalanmıştı.


Kaynak: Sputnik.tr
 

Kategori Haberler

Abhazya'ya bir çalışma ziyareti gerçekleştiren  Transkafkasya Güvenliği ve İstikrarı Üzerine Uluslararası Cenevre Görüşmeleri eşbaşkanları ve beraberlerindeki heyet, Abhazya Cumhurbaşkanı Raul Hacimba ve Dışişleri Bakanı Daur Kove tarafından kabul edildi.

Heyetin Cumhurbaşkanı Raul Hacimba ile görüşmesinde ise eşbaşkanlar Abhazya tarafının görüşmelerin olumlu ilerlemesine katkılarından ötürü teşekkür ettiler.

Görüşmelerin 39. turu için hazırlık yapmak, bazı fikir ve önerilerini tartışmak için bu ziyareti planladıklarını söyleyen Salber ve Turunen, bir süredir çatışma bölgesinde durumun stabil olduğunu, ancak hala var olan gerginlikler nedeniyle çalışmalara devam edilmesi gerektiğini belirttiler.

Gürcistan ile ikili çalışmalar yoluyla bir sonuç elde etmenin olanaksızlığına değinen Cumhurbaşkanı Hacimba ise Cenevre'de insan hakları konusundaki olumlu eğilimlerin nedense Abhazya vatandaşları için konu edilmediğini söyledi. Buna, Almanya Federal Meclis'i tarafından davet edilen Abhazya milletvekillerine vize verilmemesini örnek gösteren Hacimba, "Bizim haklarımıza gösterilen bu saygısızlık da Cenevre görüşmelerinde ele alınacak mı?" diye sordu.

Herbert Salber ise bunun için pragmatik çözümler bulmaya çalıştıklarını ancak bunun tüm tarafların uzlaşmaya istekli olmasıyla çözülebileceğini söyledi.

Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan görüşmede ise Abhazya Dışişleri Bakanı Daur Kove ziyaretle ilgili olarak, her tur görüşmelerinden önce düzenli toplantılar haline gelen bu görüşmelerin olumlu sonuçlarına değinerek, "Uluslararası topluluğun ülkemizi ve pozisyonumuzu anlaması açısından bu görüşmeler bizim için önemli bir fırsattır. Anlaşmazlıkların taraflarından biri olarak bizi ziyaretlerinden ve sonuç elde edebilmek adına gösterdikleri çabalardan memnuniyet duyduğumuzu belirtmek isteriz. Bu toplantının bir istisna olacağından ve bir sonraki tura hazırlanmak için birlikte yapacağımız çalışmaların verimli olacağından umutluyum" dedi.

Cenevre Görüşmeleri AB Eşbaşkanı Herbert Salber çatışma bölgesinde son bir yılda istikrar ve huzurun hüküm sürdüğünü belirterek, yılda dört kez İşviçre'de yapılan toplantıların olayları önlemek üzerine alınacak önlemleri her yönüyle konuşmak ve bu konuda katılımcıların uzmanlık ve deneyimlerini karşılaştırmak için bir fırsat olduğunu söyledi.

Cenevre Görüşmeleri BM Eşbaşkanı Antti Turunen ise geçtiğimiz Mayıs ayında sınır bölgesinde bir Gürcistan vatandaşının öldürüldüğü olayı hatırlatarak, suçluların cezalandırılması umudunu dile getirdi.

Bilindiği gibi Cenevre görüşmeleri, Rusya ve Fransa Devlet Başkanları Dimitri Medvedev ile Nicolas Sarkozy arasında 15 Ekim 2008 tarihinde yapılan anlaşma uyarınca başlatılmıştı. Güvenlik ve insani konular başlığında iki çalışma grubu halinde yapılan görüşmelere Abhazya, Gürcistan, Güney Osetya, Rusya ülkelerinden temsilcilerin yanı sıra AB, BM, AGİT ve ABD eş başkanları katılıyorlar.
Kaynak: Sputnik Apsny
Abhazya Dışişleri Bakanı Daur Kove
 
Kategori Haberler

1-2 Aralık 2016 tarihlerinde Abhazya Cumhurbaşkanı Raul Hacimba Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere Rusya Federasyonu'na bir çalışma ziyareti gerçekleştirecek. 

Abhazya Cumhurbaşkanlığı Basın Servisi'nden bildirildiğine göre bu tarihlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Abhazya Cumhrbaşkanı Raul Hacimba arasında, iki ülke arasındaki ilişkiler geniş bir perspektifte masaya yatırılacak.

Kaynak: Apsnypress

 

Kategori Haberler

Abhazya Bakanlar Kurulu'nun 23 Kasım 2016 tarihli toplantısında, Abhazya pasaportlarıyla ilgili yönetmeliğin değiştirildiği, eski pasaportlarının kullanım süresinin 31 Aralık 2018 tarihine kadar uzatıldığı bildirildi. Bu tarihten sonra yeni görünümlü Abhazya pasaportları kullanılmak zorunda.

Bu sürenin daha önce 1 Ocak 2017 olarak belirlendiğini hatırlatılırken, süresi dolmuş pasaportların ise hemen yeni pasaportlarla değiştirilmesi gerektiği vurgulandı.

İçişleri Bakanı Aslan Kobakhia da verdiği bilgilerde, mevcut pasaportların acil değiştirilmesine gerek olmadığını, önümüzdeki 2 yıl içinde vatandaşların ellerindeki pasaportları kolayca yeni pasaportlarla değiştirebileceklerini söyleyerek, Tkuarçal ve Gal ilçeleri dahil tüm bölgelerdeki pasaport ofislerinde bu işlemlerin yapılabileceğini bildirdi.

Başbakan Beslan Bartsıts ise yeni pasaportların Abhazya-Rusya sınırı geçişlerinde de geçerli olacağını söyledi.

Kaynak: Apsnypress

Kategori Haberler

Türkiye'nin özellikle Abazaların yoğun olarak yaşadığı bazı illerinde Sabah Gazetesi'nin 10 Kasım 2016 tarihli sayısında yayınlanan "Abhazya" eki Gürcistan'ın sert tepkisine neden oldu.

Gürcistan basınında yer alan haberlere göre, Gürcistan yönetimi ekte özellikle Abhazya’nın bağımsız devlet olarak tanıtılmasına tepki verdi ve Ankara Büyükelçisi İrakli Koplatadze Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na başvurarak konu hakkındaki endişelerini dile getirdi. Gürcistan Devlet Bakanı Ketevan Tsihelaşvili’nin de Türkiye’de yaygın medya kurumlarından biri olan Sabah Gazetesi'nin yayınının, Ankara’nın resmi tutumuyla bağdaşmadığına işaret ederek, "Gürcistan Dışişleri, konuyu faal şekilde takipe aldı, bunun tekrarlanmaması lazım..." dediği bildirildi.

Sosyal medyadaki Gürcistan yanlısı sitelerde ise "Sabah Gazetesi'ni Kınıyoruz" başlığıyla, tamamen taraflı ve yanlış bilgilerle dolu  tepkiler dile getirildi. Ekte gerçek dışı, ideolojik politik propoganda yapıldığını iddia eden ve gazeteyi "yüzbinlerce Gürcüyü etnik temizliğe maruz bırakıp evlerinden süren bir rejimin sözcülüğüne soyunmuş" yayın organı olarak nitelendiren yazıda, "Türkiye'nin asla kabul edemeyeceği bölücülüğe, en iyi ilişkilere sahip komşusu Gürcistan'a basın yolu ile yapılan bu saldırıya göz yumması Türkiyeli Gürcülerin ve aklı selim hiç kimsenin asla kabul edemeyeceği birşeydir.  Sabah Gazetesi'nin yaptığı yayından dolayı Türkiye'deki Gürcülerin kurduğu vakıf ve dernekler ve aktivistlerin ortak tepkisi kaleme alındı, ortak tepkiyi içeren bu yazı; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'na, Sabah Gazetesi'ne ve Türkiye Cumhuriyeti'nde Gürcistan Ankara Büyükelçiliği'ne gönderildi" denildi.

Gürcistan'ın tepkisi Türkiye'deki Adige-Abhaz sivil toplum kuruluşlarını da harekete geçirdi ve birer bildiri yayınladılar. Kafkas Dernekleri Federasyonu bildirisinde "... Abhazya’ya yönelik izolasyon politikası ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının seyahat özgürlüğünü engellemeye çalışan Gürcistan yönetimi, şimdi de haber alma haklarını gasp etmeye çalışmaktadır.Gürcistan yönetiminin saldırgan tutumunu kınıyor, bu tip girişimlere karşı Türkiye’deki tüm kurum ve kuruluşları kararlı tavır almaya davet ediyoruz..." denilirken (http://kaffed.org/haberler/federasyondan/item/3063-kaffed-bas%C4%B1n-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1.html)Abhaz Dernekleri Federasyonu bildirisinde, "... Gürcü yönetimine sesleniyoruz: Tarihi dayanaktan yoksun mesnetsiz ve bilgisizce çarpıtmaya çalıştığınız tarihsel yalanlarınıza son verin. Kafkas halklarının tüm dünya da karşılığı olan bir algı vardır; Mertlik, dürüstlük ve Cesaret gibi! Artık bu çirkin iftira ve yalanlarınızı bırakın. Derhal Abhazya Cumhuriyeti’ni tanıyın. Tanıyın ki Kafkasya o güzel günlerine geri dönsün. Karadeniz bir barış ve kardeşlik gölü olsun.  İnsanlığın ihtiyaç duyduğu barış rüzgarları Kafkaslardan tüm dünyaya yayılsın..." sözleri yer aldı (http://abhazfederasyonu.org/banner/tesekkurler-sabah-gazetesi.html).

Bilindiği gibi, Abhazya Dışişleri Bakanlığı TürkiyeTicari Temsilciliği ve Abhazya Tam Yetkili Türkiye Temsilciliği'nin girişimleriyle ilk sayısı yayınlanan "Abhazya" eki ilgiyle ve takdirle karşılanmış, ayda bir kez yayınlanmasının planlandığı bildirilmişti. Şimdi, Türkiye'de yaşayan Abhaz diasporası tarafından bundan sonraki yayınlar konusunda Sabah Gazetesi'nin tavrı merakla bekleniyor.

 
Abhazya’ya yönelik izolasyon politikası ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının seyahat özgürlüğünü engellemeye çalışan Gürcistan yönetimi, şimdi de haber alma haklarını gasp etmeye çalışmaktadır.
 
Gürcistan yönetiminin saldırgan tutumunu kınıyor, bu tip girişimlere karşı Türkiye’deki tüm kurum ve kuruluşları kararlı tavır almaya davet ediyoruz. 
Kategori Haberler

Abhazya'da işitme engelli çocuklar için bir ulusal rehabilitasyon merkezi açıldı.

Abhazya Sağlık Bakan Yardımcısı Batal Katsiya'nın verdiği bilgilere göre, nitelikli bir kompleks olan merkezde işitme rahatsızlığı olan çocukların tanısı özel bir ekipman sayesinde gerçekleştirilecek. Abhazya'da sayıları 100'ü bulan işitme engelli çocuk bulunuyor ve bunlar şimdiye kadar teşhis ve tedavi için ebeveynleriyle birlikte yurt dışına gitmek zorunda kalıyorlardı.

Merkezin açılması 2016 Ağustos ayında UNICEF ile Abhazya Sağlık Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği ortak bir çalışma ile kararlaştırıldı. Ekipmanlar Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu UNICEF tarafından sağlandı ve bunları kullanacak doktorlara eğitim verecek uzmanlar Abhazya'ya getirildi.

Tedavi kapsamında çocukların kullanacağı işitme cihazları ise Apsny Vakfı tarafından sağlanacak.

Kaynak: Sputnik Apsny

 

Kategori Haberler
Pazartesi, 07 Kasım 2016 17:14

Abaza Şarabı Hakkında 13 Güzel Bilgi

Beğeniyle içilen bir damak tadı olan, uluslararası üne sahip Abaza şarabının bilinmesi gereken bazı özellikleri şöyle sıralanabilir:

1. Abaza şarabı hangi cins üzümlerden hazırlanıyor?

Geleneksel Abaza şarabı, Abhazya’da yetişen İzabella, Akaçiç ve Ahardan üzümlerinden yapılıyor.

 

2. Üzümün ilk hasadı ne zaman yapılıyor?

Üzüm fidesi dikildikten iki yıl sonra ilk meyvesinin hasadı yapılabiliyor.

 

3. Üzüm asmalarının ne zaman budanması gerekiyor?

Daha iyi bir hasat için, her yıl ilkbaharda üzüm asmalarının ilk tomurcuklarının kesilmesi gerekli.

 

4. Üzümleri nereye topluyorlar?

Abhazya’da üzüm özel bir sepet olan ve “Amtsış’u” denilen, amfora şeklindeki sepetler toplanıyor.

 

5. Abaza şarabının yapımında kullanılan üzüm hangisidir?

Kırmızı Abaza şarabı siyah üzümden, beyaz şarap ise beyaz üzümden yapılıyor.

 

6. Abhazya’da kadınlar için yapılan şaraplar nasıl daha yumuşaktır?

Geleneksel Abaza şarabı kadın ve erkek şarabı olarak ayrılır. Kadın şarabı, fıçıdan daha erken çıkarılır ve sertliği daha az olur.

 

7. Abaza şarabı fıçıda ne kadar süreyle bekletilir?

Şarabın fıçıda bekleme süresi en az iki haftadır.

 

8. Abaza şarabı nasıl saklanıyor?

Hazırlanan şaraplar ahşap fıçılara dökülüyor ve şarap mahzenlerinde saklanıyor.

 

9. Abhaz evlerinde ne kadar şarap yapılıyor?

Köylerde her Abhaz evinde yılda ortalama 400 litre şarap yapılıyor.

 

10. Abhazya’da şarap ilk ne zaman ortaya çıktı?

Abhazya’da şarabın ilk ortaya çıkışı çok eski tarihlere dayanıyor. Milattan önce II. yüzyılda, içinde üzüm çekirdekleri olan amfora ve testiler bulundu.

 

11. Abazalar yaklaşık kaç tane tost biliyorlar? (Tost: Alkol içmeden önce dolu bardak elinde iken, kalabalığa anın önemini belirten kısa bir konuşma yapmak, dileklerde bulunmak. Bu her Abaza sofrasında rastlanılan türden bir gelenektir, onuruna içilen tostun önem derecesine göre bir sıralaması da vardır…)

Abhazya’da 100’e yakın tost bulunduğu rivayet ediliyor.

 

12. Abazalar ne zaman şarabı boynuzla içiyorlar?

Abazalar şarabı genellikle 150 gramlık bardaklarda içiyorlar, büyük ve önemli görülen kutlamalarda ise her tost için bir boynuz dolusu şarap içebiliyorlar.

 

13. Abhazya’da üzüm küspesi nasıl kullanılıyor?

Şarap yapıldıktan sonra oluşan üzüm küspesi damıtılarak, geleneksel sert bir Abaza içkisi olan “çaça” yapılıyor.

 Kaynak: Sputnik Apsny

Kategori Haberler
Abhazya Tarım Bakanı Daur Tarba Rus-Abhaz balıkçılık komisyonu müzakerelerinin 5. oturum sonuçlarını açıkladı.

Abhaz bilim adamlarının 2016 yılı içinde 35 bin ile 40 bin ton arasında hamsi avlanmasının mümkün olduğunu söylediklerini bildiren Daur Tarba konuyla ilgili şu bilgileri verdi:

"Müzakereler sırasında Rusya tarafı bu yılki hamsi avlama kotasının 30 bin tonla sınırlandırmak istedi. Ancak biz kotanın 40 bin tona yükseltilmesinde ısrar ettik. Bu konuda Rusya tarafıyla anlaşmak zor oldu. Balıkçılık sektörü bütçemizi en fazla etkileyen gelir kaynağımız. Sektörün geçen yıl devlet bütçesine katkısı, vergiler dışında 200 milyon ruble olarak gerçekleşti.

Rusya'nın düşüncesine saygı duyarak verdikleri kotayı aşmamaya çalışacağız. Ancak hamsi çok olursa kotayı 40 bin tona yükselteceğiz. Anlaştığımız 40 bin tonluk miktarın %15'i Rusya'ya gidiyor. Şöyle ki, Rusya kendi filosuyla karasularımıza giriyor, balıkları yakalıyor ve kendi payını götürüyor. 

Balık sezonunun nasıl geçeceğini tahmin etmek çok zor. Mevsimin gidişatına, hava olaylarına göre değişebilir, yakaladığımız balık miktarı anlaştığımız rakamdan daha az da gerçekleşebilir. Nitekim, geçen yıllarda hamsi az olduğu için avlanmayı durdurduğumuz zamanlar oldu."

Bir sonraki Rusya-Abhazya Balıkçılık Komisyonu toplantısı 2017 Kasım ayında yapılacak.
 
Kaynak: Sputnik Apsny
Kategori Haberler

Araştırmacı yazar Selçuk Sımsım tarafından uzun süren çalışmaların sonunda kaleme alınan, 19 ve 20. yüzyıllarda yaşanan olayların Abazaların politik ve sosyal hayatına olan etkilerini konu alan  "Abazaların Politik Tarihi" kitabının tanıtımı Sohum'da Geri Dönüş Devlet Komitesi'nde yapıldı.

Tarihçi, akademisyen, sanatçı, gazeteci ve kültür emekçilerinin yanısıra Abhaz tarihine ilgi duyan okuyucuların da ilgi gösterdiği tanıtımda kürsüde bulunan çevirmen, kültür insanı Oktay Çkotua, yazar Hayri Ersoy ve Saim Ayüzba Abazaca yaptıkları konuşmalarla kitabı tanıttılar, soruları cevaplandırdılar.

Kitapla ilgili görüşlerini açıklamak isteyen ve yazarı tebrik eden davetlilerin konuşmalarından sonra, yazar Selçuk Sımsım kitabı neden yazdığını anlattı. Büyüklerden anılar geleneksel bilgiler ve hikayeler dışında, kronolojik resmi tarihe konu olabilecek bilgi almanın çok kısıtlı olduğunu, maalesef belgelere dayandırılarak yazılan bu tür kitapların az olduğunu söyleyen Sımsım, çok sayıdaki yabancı kaynağın da yanlış veya taraflı bilgilerle dolu olduğunu belirterek, bunlara karşılık gelecek sağlam bilimsel bir kaynak olarak "Abazaların Politik Tarihi" kitabını yazmaya karar verdiğini anlattı.

Ayrıca kitabın bu konuda doğru kaynak arayan gençlerin ihtiyacına da cevap vereceğini vurgulayan yazar, kitabın devamı niteliğindeki çalışmalarının ve araştırmalarının devam ettiğini, sonuçların yayınlanacak yeni kitaplarda yer alacağını söyledi.

"Abazaların Politik Tarihi" kitabının tanıtım metni şöyle:

19  ve 20. Yüzyıl

ABAZALARIN POLİTİK TARİHİ

(1770-1993)

SELÇUK SIMSIM

Jeo-politik ve jeo-stratejik konumu nedeniyle Abazaların da içinde yaşadığı Kafkasya coğrafyası tarih boyunca pek çok devletin iştahını kabartmış ve bu nedenle de istila girişimlerine uğramıştır. Tarihin çok eski dönemlerinden beri devam eden bu saldırılar 18 ve 19. yüzyıllarda da hız kesmeden devam etti.  Kafkasya’nın otokton halklarının dağınıklığı ve bölünmüşlüğü bölge üzerinde hakimiyet kurma emelindeki güçleri hep cüretkar kıldı.

“Abazalar” özelinde yaşanan tablo da Kafkasya genelinden pek farklı olmadı. Bu dönemdeki işgal girişimleri dramatik bir şekilde Abaza halkının katli ve yarıdan fazlasının sürgünüyle sonuçlandı.

Ancak büyük emperyalistlerin bölgeye yönelik şehveti 20. yüzyılın ilk çeyreğinde de dinmedi. Ülkeleri işgal edilerek, nüfusu dağıtılarak, zenginlikleri elinden alınarak bedel ödemeye devam eden Abazalar, varlıklarını sürdürebilmek için bir de “Küçük Emperyalist” Tiflis yönetimiyle mücadele etmek zorunda kaldılar.

Rusya İmparatorluğu ve SSCB dönemlerinde devlet erkinin istismarı ile dayatılan anti-Abaza uygulamalar, zamanla vatansever aydınların önderlik ettiği güçlü bir muhalefete ve kararlı bir mücadelenin başlamasına yol açtı. Protesto mektupları, kitlesel gösteri ve mitingler ile Tiflis şovenizmi durdurulmaya çalışıldı.

Neticede, 1992-1993 yıllarında Abhaz-Gürcü savaşı patlak verdi. Abhaz ulusu gücünün üstünde bir performansla kendisini bağımsızlık mücadelesinin içinde buldu.

…Ve verilen sıcak savaş kazanıldı.

Abhazlar’ın günümüzde yaşadığı sorunların neredeyse tamamı işte o günlerden mirastır.

***

SELÇUK SIMSIM’ın uzun yıllar süren çalışmasının bir ürünü olan “ABAZALARIN POLİTİK TARİHİ”, 19 ve 20. yüzyıllarda yaşanan olayların Abazaların politik ve sosyal hayatını nasıl etkilediğini bütün cepheleriyle ortaya koyuyor. Türkçeye kazandırılmış bu detayda başka bir eser henüz yok. Bu özelliğiyle kitap, histografik hafızamızdaki bölgeyle ilgili eksiklikleri tamamlayacak, perspektifimizi daha sağlıklı hale getirecek.

 

 

Kategori Haberler