ALTINPOST’TAN ÇAĞRI...

Perşembe, 12 Temmuz 2018 08:38

Değerli Devlet yetkilileri, Ayhabılar, Thamadeler, ülkemizin diasporadaki ve anavatandaki güzide sivil toplum kuruluşları, saygıdeğer toplumumuzun tüm bireyleri ve sitemizin çok değerli izleyicileri; Bu çağrımız hepinizedir...

Abhazya Cumhuriyetimizin bağımsızlık mücadelesini çok güç koşullarda kanı ve canı pahasına kazandığını hepimiz biliyoruz. Ama maalesef Abhazya’mız en az o kadar önemli olan ekonomik ve kültürel mücadeleyi kazanıp dünya devletleri arasında hak ettiği saygın yeri henüz alamadı. Amacımız, temennimiz Abhazya’mızın bir an önce tarihsel geçmişine uygun barış ve kardeşlik ülkesi olarak dünya devletleri arasındaki saygın ve onurlu yerini almasıdır.

Değerli kardeşler, can Abhazyamız, Apsınımız zor bir dönemden geçiyor.

08 Temmuz 2018 tarihinde anavatanda yaşanan üzücü olayı hepiniz biliyorsunuz. Kısaca özetleyecek olursak; bir grup saldırgan tarafından diasporadan gelerek anavatanda bir dükkan açıp, herkese örnek bir titizlik ve çalışkanlıkla işini yapıp, ülkeye hizmet sunan bir arkadaşımızın iş yeri güpegündüz basıldı. Kendisi, çalışanları ve onunla birlikte yine Abhazya’da herkese örnek bir dürüstlükle işini yürüten bir diğer kardeşimiz daha, ağır biçimde darp edildi. Sonrasında gelişen süreç ise kamuoyunun malumu...

Biz burada bu üzücü ve çirkin olayları uzun uzun anlatıp tekrarlamak, kimseyi üzmek istemiyoruz. Tabii ki saldırganlar suçlu, hak ettikleri cezaları çekmeliler, ancak onlar da bizim kardeşlerimiz ve maalesef bu olay oradaki yedi saldırgandan kaynaklanan basit, münferit bir sorun değil. Öyleyse suçlu kim, sorun nerede? Hepimiz suçluyuz, çünkü bu ilk defa olmuyor. Gelinen noktada bu olaylar basit bir polisiye vakası değil, artık bir sistem ve bir zihniyet sorunudur. Diğer yandan, burada onlarca yılın getirdiği bir tortu, bir davranış kalıbı, bir anlayış varken, zaten mağdur durumda olan insanlarımızı adli şikayete yönlendirmeye, bu konuda baskı yapmaya kalktığımızda, onların ileride görecekleri başka zararları da baştan kabul etmemiz gerekmektedir. Böylece sorunlu sistemin tüm yükünü onların üzerine yıkarak, onların üzerinden yanlışları düzeltmek isterken ve başka yanlışlara yol açabiliriz.

Bu tür olaylar anavatan-diaspora ilişkisini zehirliyor ve dolayısıyla Abhazya devletinin varlığını, kurumsal kimliğini tehdit ediyor.  Hırsızlık, gasp, mafya suçlarına her ülkede rastlamak mümkün. Ama uygar dünyada bu işleri aileler çözmüyor. Zira aileler işe karışıp, “bu olayları biz kendi aramızda çözeceğiz” dediği zaman devletin gücü ve otoritesi ortadan kalkıyor. Ve birbirine benzeyen vakalar süreklilik kazanıyor. Yapmamız gereken bellidir: Uygar dünya bu tür sorunları nasıl çözüyorsa biz de öyle çözmeliyiz. Aklın yolu birdir. Abhazya Cumhuriyeti’nin yasalarını ülkenin her noktasında geçerli ve işler hale getirmeliyiz.

Yaşanan son olay sadece o kardeşlerimizin başına gelmedi. Eğer olaya böyle yaklaşırsak çok yanılırız. Bu ve benzeri durumlar, şu veya bu biçimde anavatanda sık sık yaşanıyor. Bu olayların mağduru bazen bir turist bazen de ülkede yaşayan Abhazya vatandaşı (Abhaz ya da değil) olabiliyor. Oysa sınırdan geçip Abhazya’ya ayak basan herkes Abhazya yasalarının güvencesi altında olmalıdır. Tüm dünyada olduğu gibi. Yasaların iyi işleyebilmesine örnek olması açısından söylenen bir sözü buraya uyarlayacak olursak; Abhazya Devlet Başkanı; “Gumısta’nın kıyısında bir koyun kaybolsa bu benim sorumluluğumdadır” diyebilmelidir. Ancak bunu diyebildiği zaman Abhazya’nın geleceğine güvenle bakabiliriz.  

Biz hukukun üstünlüğünün sağlandığı bir devlet olmalıyız. Burası farklı, biz ayrıyız dersek, bugün olduğu gibi, dünya da bizi ayırır. Siz farklısınız, o halde farklı kalın der. Eğer Abhazya dünya devletlerinden ayrılacaksa hırsızlıkta, mafyada, kötülük ve şerde değil; güzellik, barış ve insanlıkta ayrışmalı. Bu konularda farklılık yaratmalıyız. 

Kısaca, bizim AltınPost sitesi olarak söylemek istediğimiz şu: Bu olaylar ilk değil ama lütfen son olsun. Daha fazla canımız yanmasın. Bu olayların sürüp gitmesi gösteriyor ki ortadaki sorun tek başına adli makamların çözebileceği, altından kalkabileceği bir sorun değildir. Olay sadece suçluların yakalanması olayı da değildir. Sorunun temellerini ortaya koyup, çözümü için köktenci adımlar atmamız gerekiyor.  Tekrar ediyoruz;  sorun acil bir çözüm bekliyor, eğer bugün çözemezsek  ileride tam bir kaos ve kargaşa ortamıyla karşı karşıya kalırız.

Bunun çözümüne öncelikle kendi geçmişimize bakarak başlayabiliriz. Zira bu tür sorunların çözümleri bizim tarihimizde var. Ortak aklı devreye sokmalıyız. Bunun en güzel örneğini yakın zamanda diasporada düğünlerde silah kullanılmasını yasaklayarak gösterdik. Aynısını anavatanda da yapıp, diasporadaki Abhazfed, Kaffed, Kafdav ve anavatandaki Dünya Abhaz-Abazin Kongresi, Ayhabılar Kurulu, Sivil Toplum Kuruluşları Birliği gibi kuruluşlar ile bütün ailelerin ayhabıları bir araya gelip, gerekirse aylarca sürecek toplantılarla toplumuzun bu kanayan yarasına bir çözüm bulmalıyız. Tek yasa ve tek güç olarak Abhazya devletini artık önce kendimize, sonra da dünyaya kabul ettirmeliyiz.

Abhazya’nın geleceğinin karartılmasına daha fazla müsaade etmemeliyiz.

 

Saygılarımızla…

 

Altınpost Abhazya Haber Sitesi