Uzun Yaşamın Sırları

Salı, 22 Ekim 2013 20:49

Abhazya’da Uzun Yaşamın Sırları

Eskiden beri Abhazya tepeden tırnağa rehabilitasyon için eşsiz bir doğal yenilenme yeri olarak görülmüştür. İki- dört hafta arası Abhazya kıyılarında, göl kenarlarında, vadi ve ormanlarında, yayla köylerinde geçirilecek bir tatil bile, büyük şehirlerin insanlarını adeta canlandırır. Bunun en başta gelen nedeni Abhazya’daki havanın bileşimidir. Bu hava iyon yükünün miktar ve cinsi ve yer yer yüzde 41 gibi inanılmaz bir orana ulaşan oksijen bileşimiyle Tanrının Abhazya’ya bir başka armağanı gibidir. Bu oranın ne ifade ettiğini daha iyi anlatabilmek için bahsedilen oranın Moskova şehri için özellikle kış aylarında sadece yüzde 8 civarında olduğunu söylemek sanırız yeterli olur. Bu durum Abhazların dünyaca ünlü uzun yaşamlarının altında yatan faktörlerden belki de en önemlisidir. Örneğin eski Sovyet istatistiklerine göre, tüm SSCB’de 1 milyon kişide yüz yaşını geçen kişi sayısı ortalama 100 iken, bu sayı, 2003 sayımında 215 bin olan Abhazya’da 250’den fazladır. Öte yandan Abhazya’yı da içine alan Kafkasya bölgesinin, dünyada yüz yaşını geçenlerin yüzde 42’sini barındırmakta olduğunu da eklemeliyiz. Bol oksijenli, iyonize hava, dağ-deniz ikliminin bileşiminden beslenen emsalsiz doğal çevrenin yanı sıra, Abhazya’da uzun yaşamayı olanaklı kılan, geleneksel Abhaz yaşam tarzının ilerleyen yaşlarda da devam eden kararında fiziki aktivitede ve uygun dinlenme olanakları sunan sosyal etkinliklerinde de aramak gerekir. Tabi geleneksel şekilde üretilmiş taze ve doğal gıdalarla beslenmenin payı da ihmal edilmeden.

 

Öte yandan, Abhazya’da 100 yaşını geçmiş asırlık insanlarla psikologların yaptıkları görüşmeler neticesinde ilginç bir başka sonuç da ortaya çıkmıştır. Bu araştırmaya göre yüz yaşını geçen Abhazlar genellikle hayatlarında başlarına gelen olayların, dışsal nedenlerle değil, kendi eylemlerinin neticesinde gerçekleştiğini düşünme eğilimindedirler. Psikologlar bu tip düşünce tarzının daha sağlıklı bir psikoloji ve bunun neticesinde daha sağlıklı bir yaşlanmaya vesile olduğunu düşünmekteler. Bir başka ifade ile yüz yaşını geçenler genelde, yaptıkları işlerin sorumluluğunu yüklenen ve kendisini kaderinin efendisi olarak görenlerin arasından çıkmıştır.

Yine psikologların yaptığı araştırmalarda bu uzun ömürlü insanların benlik duygularının da güçlü olduğu görülmüştür. Bu özelliklerinin bir sonucu olarak bu kişiler, başta kendilerinden başlamak üzere insanlara toleranslı yaklaşım içinde olmaktadır. Genellikle bu insanlar sorunlar karşısında kendilerini vehme, kaygıya kaptırmayan ve onlara bilgece yaklaşıp, çözmeye çalışan bir karaktere sahiptirler.