Abhaz Şarapları

Salı, 22 Ekim 2013 20:47

 

Bağcılık, Abhaz Çiftçilerin Gözde Uğraşı

 

Abhazyabağcılık kültürünün tarihsel merkezlerinden biri olarak kabul edilir. Uygun coğrafi ve iklim koşulları Abhazya topraklarında türlü yaban üzümü çeşitlerinin yayılmasına katkıda bulunmuştur. Ana Kafkas dağ silsilesi kış aylarında kuzeyden gelen soğuk hava kütlelerinden, yazın da Orta Asya'dan gelen soldurucu sıcak rüzgarlardan Abhazya’yı korur ve yumuşak bir subtropikal iklim yaratır.

Ayrıca,güneş bahar ve yaz aylarında Karadeniz yüzeyini ısıtır, sonbahar ve kış aylarında deniz suyu kıyı Abhazya’nın bölgelerini ılıtacak düzeyde ısı enerjisi yayar.

Abhaz topraklarında üzüm yetiştiriciliğinin başlangıcı, Merkezi Abhazya'da elde edilen boynuz kaldıran bir bronz adam heykelciğince kanıtlandığı üzere, Tunç Çağı'na kadar gitmektedir. Pek muhtemeldir ki bu heykelcik Abhazların boynuzdan şarap içme geleneği ile ilintilidir.

XIX yüzyılda bağcılık, Abhaz çiftçilerin tarımsal uğraşıları arasında önemli bir yer alarak, zirveye ulaşmıştır. F.F. Tornau adlı bir Rus subay, 1864 yılında "Kafkasyalı bir Subay’ın Anıları" anıları adlı kitabında bağcılık faaliyetlerinden bahseder. Keza sürgün sonrası dönemde Abhazya’ya yerleştirilen kolonizatörler, Abhazlardan boşaltılan yerlerde yeni üzüm bağları da oluşturmuşlardır.

 

Abhazya’da XIX yüzyılın ortalarında, üzüm bağları mantar hastalıkları yüzünden önemli hasar gördü. Bununla birlikte, siyah, pembe ve beyaz gibi Abhaz üzüm türlerinden pek çoğu kurtarılabildi. Her üzüm türünün kendine has kullanım alanı vardı. Bazıları sofralık olarak tüketilirken, bazıları şaraplıktı, kimileri de üretilen şaraplara renk, ekstra tat ve dayanıklılık kazandırmak için kullanılıyordu.

 

Üzüm Hasadı

 

Üzüm yetiştiricileri için en yoğun çalışma dönemi bağbozumu zamanıdır. Abhaz üzüm türleri geç olgunlaştığından, bağbozumu sonbaharın sonlarına sarkar. Bu yüzden Abhazca’da Kasım ayı, bağbozumu anlamına gelen Zhtaaramza olarakadlandırılmıştır.

Bugün en yaygın olarak kullanılan siyah üzüm ise görece erken olgunlaştığından, genellikle Ekim ayında toplanır. Üzümlerin tatlanması için, birkaç güneşli günün sonrasında toplanması gerekir. Toplanan üzümler koni şekilli sepetlere konur ve asılır. Ardından bunlar şarap imali için yapılmış özel kaplara boşaltılır. İmal edilen şarabın meşe fıçılar içinde saklanması tercih edilir. Eskiden şarap imali için üzümler ayakla ezilirken, günümüzde nerdeyse her bağ evinde bu iş için kullanılan mekanik presler vardır. İmal edilen şarap varil veya testilerde saklanır. Meşe fıçı bu iş için hâlâ en makbul olanıdır. Bazı üreticiler şarabın ekşileşmesini engellemek için yeni imal edilen şaraplara onda bir oranında kaliteli eski şaraplarından eklerler. Bu arada belirtmeliyiz ki eski çağlarda Abhazlar üzümden sadece şarap değil başka yumuşak içecekler de imal ederlerdi. Yine eski çağlarda Abhaz çiftçiler damıtma işlemini bilmediklerinden votka benzeri içkileri üretmezlerdi. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rus çiftçilerle temasa geçince bu işlemi kısa sürede öğrendiler ve özellikle armut, erik, elma, incir gibi meyveleri kullanarak “Çaça” adını verdikleri bir tür yüksek alkollü ev votkası da imal etmeye başladılar. Ne var ki şarap her türlü Abhaz ritüelinin baş içeceği olduğu için saygın konumunu hep korudu ve “Çaça” ancak ikincil bir içki olarak kaldı.

Evyapımı Abhaz şarapları endüstriyel olarak imal edilenlerden hiç de aşağı değildir. Hatta XIX yüzyılda, Abhaz Köylü şarapları başarılarıyla en iyi Kırım, Moldova ve Fransız şarapları ile boy ölçüşüyordu. "Abhazya Buketi" olarak adlandırılan ticari üretim Abhaz şarapları "Apsnı", "Lıhnı", "Psou", "Anakopiya" ve "Açandara" Sovyetler zamanında, hem Sovyetler Birliği çapında hem de yurtdışında tanınır oldu.

 

Günümüzde Abhaz Şarapları

 

1990 yılında Abhazya şarapçılık geleneğini yeniden canlandırmaya başladı. En son teknolojileri kullanan bir şaraphane inşa edildi ve şarapçılık teknolojisi dünya standartlarına yetişti. 'Amra, "Radeda", "Dioskuria", "Pitsunda", "Eshera" gibi yeni çeşitlerle zenginleşen Abhaz şarapları bugünlerde uluslararası sergi ve yarışmalarda altın ve gümüş madalyalar almaktadır.